• Mart 10, 2023

Güneş’i karartmak mümkün mü?

Güneş’i karartmak mümkün mü?

Güneş jeomühendisliği ya da Güneş’in ısınmasını azaltmak adına stratosfere parçacıklar fırlatma fikri, uzun zamandır bilim dünyasının gündeminde. Güneş’i karartmak olarak da duymuş olabileceğinizi düşündüğümüz bu yöntem iklim krizi ile mücadeledeki son çare olarak görülüyor. Bu fikir hala karşısında duran binlerce insana rağmen sorunun çözülememesi dolayısıyla gitgide daha fazla bilim insanı tarafından destekleniyor.

İnsanlığın en büyük sorunlarından biri olan iklim krizi, dünyadaki tüm canlıları ortadan kaldırabilme potansiyeline sahip. Şu an ülke gündeminden bağımsız olarak tüm dünyanın ortak sorunu ise iklim krizi ile mücadele. İnsanlığın büyük bir yıkıma doğru gittiğini görmemek mümkün değil. Bu konuda yasal olarak bağlayıcı olan tek uluslararası anlaşma ise Paris Anlaşması.

Paris Anlaşması, küresel ısınmayı 1,5 santigrat derecede sabit tutabilmek adına 196 ülke arasında kabul edilen bir prosedürü içeriyor. Ülkeler ve bu konudaki bilinçli insanlar sorunu ortadan kaldırmak ya da sorunu en aza indirebilmek adına mücadele ediyor ancak şu an durum oldukça kasvetli görünüyor.

güneşi karartmak

Ancak herkesin kabul etmesiyle hayata geçebilecek olan Güneş’i karartma fikri, çok uç görünse de gezegenin geleceği adına tek ve son çare olduğu zaman bir anlam kazanacak. Bu nedenle bilim insanları başta olmak üzere birçok kişi bu fikri aktif olarak dile getirmeye çalışıyor. Bunlardan birisi ise Make Sunsets adlı çevre ve teknoloji girişimi.

Bu girişim, iklim krizinde mücadele için Güneş’i karartma fikrini hayata geçirmeyi başardı. Gezegeni soğutmak ya da bir diğer deyişle küresel ısınmayı durdurmak için stratosfer tabakasına kükürt dioksit parçaları salmaya başladı.

Girişimin ilk hamlesi bu değildi. 2022 yılında içinde kükürt dioksit olan helyum balonlarını da gökyüzüne salmıştı. Bunun sebebi ise yeterli yüksekliğe ulaştıktan sonra balonlardaki partiküllerin açığa çıkmasıydı. Böylece Güneş ışınlarının Dünya’ya ulaşmadan uzaya tekrar gönderilmesini sağlayabilirlerdi. Güneş jeomühendisliği olarak bilinen bu yöntem ile Güneş’i karartmanın mümkün olup olmadığı denenmiş olacak.

Ancak sanmayın ki bu fikir yeni, aslına bakılırsa ilk olarak 1989 yılında Harvard Üniversitesi’nden Profesör David Keith tarafından ortaya atılmıştı. O dönemde oldukça yadırganan bu fikir bilim insanları tarafından hangi gazların salınması gerektiğinin bilinmemesi ve bunun sağlık adına son derece olumsuz geri dönüşleri olabileceği düşüncesi ile reddedildi.

Bunun yanı sıra elbette bu fikri destekleyenler ve bu yöntemin ne olursa olsun desteklenmesi gerektiğini düşünenler de var. Bu proje ile hızlı ve güvenli bir şekilde Güneş’i karartma fikrini denediklerini söyleyen Make Sunsets girişimi, bu çalışmalarına devam edeceğini söylüyor.

Güneş’i nasıl karartabiliriz?

Güneş’i karartma yöntemi atmosfere yüksek miktarda aerosol partikülleri (kükürt dioksit) ya da yansıtıcı maddeler yayarak Güneş ışınlarını uzaya tekrar yansıtmak veya engelleme suretiyle dünyanın ısısını düşürmeye çalışıyor.

Bu yöntemin uygulanabilmesi için balonlar, uzay araçları ya da uçaklar kullanılabiliyor ancak bunun için de yüksek miktarda partikül, teknik ve mali destek gerekiyor.

Bu yöntem mümkün olsa dahi içinde artılarını ve eksileri barındırıyor. Evet, iklim değişikliği ile mücadele edebilir, küresel ısınmanın etkisini başarılı olduğu takdirde azaltabilir, diğer iklim değiştirici uygulamalara göre daha az maliyetli görünebilir. Ancak Güneş ışınlarını engellemek öngörülemez tehlikeleri de beraberinde getirebilir.

Çünkü güneş ışınlarının engellenmesi, dünya üzerindeki bitki ve hayvanların büyümesini ve çoğalmasını olumsuz yönde etkileyebilir. Bunun yanı sıra yüksek miktarda verilen aerosol partikülleri hava kalitesini de olumsuz etkileyebilir.

Teknolojinin gelişmesiyle gerçekleşmesi daha yüksek olan bu çözüm önerileri diğer çözümlerle birlikte uygulandığı takdirde başarıya ulaşabilir. Güneş’i karartmak yöntemi özellikle küresel sıcaklık artış hızını durdurmak ve iklim değişikliği etkilerini hafifletmek için kullanılabilir ancak bilimin ışığında tehlikeleri de görmezden gelmek gezegenimizi daha büyük bir felakete de sürükleyebilir.