• Mart 9, 2023

Neden farklı zaman dilimleri var?

Neden farklı zaman dilimleri var?

Eğer bir yerden bir yere sıklıkla ziyaret eden biriyseniz farklı zaman dilimleri yaşamaya alışkınsınız demektir. Öyle ki telefonunuzun ya da bilgisayarınızın saatini güncellemek ya da geri dönüşünüzde değiştirmeyi unutmak küçük çapta bir krize bile sebep olabilir. Yahut yurt dışındaki biriyle yapacağınız görüşme bir anda sizi gece uykunuzdan uyandırabilir ya da acı verici olabilir.

Buradan bakınca zaman dilimlerinin kafa karışıklığına neden olmaktan ziyade onları azaltmak için ortaya çıktığını tahmin etmek biraz zor ama öyle. Çünkü kısa mesafe seyahatlerde bile güneş zamanı değiştiği için insanlık tarihi hep farklı saatler ile mücadele etmek zorunda kaldı. Gelin saatin tarihsel yolculuğuna birlikte bakalım.

farklı zaman dilimleri

Güneşin belirli zamanlarda doğduğunu ve battığını anlayan Mısırlılar, MÖ 4000’li yıllarda bir “Güneş saati” oluşturdu. Bu saat gölge boyunu baz alıyordu ve Mısırlılar gün ışığı olduğu takdirde zamanı biliyordu. Anlaşıldığı üzere saat yalnızca gündüzleri ve gün ışığı olduğu zamanlarda kullanılıyordu. Bu sorunu çözmek için kum ve su saatleri icat edildi ve böylece günün her saatini anlatan saatler kullanılmaya başladı.

14. ve 15. yüzyılda ise saatler geliştirilmeye başladı ve sarkaçlı saat George Graham tarafından bulundu. Ancak bu saat boylamları ölçemiyordu ve bu da deniz ticaretinin bir hayli yaygın olduğu o dönemlerde önemli bir sorundu. Çünkü gemilerin rotasını şaşırmasına ve yolculukların uzun sürmesine sebep oluyordu. Bu nedenle 1714 yılında İngiliz yönetimi bir yarışma düzenledi ve boylam sürelerini ölçebilecek bir saat için para ödülü koydu.

John Morrison ise meraklı bir araştırmacıydı ve saatler üretiyordu. Yarışmayı duyunca ilgisini çekti ve ürettiği saatleri sunarak daha iyisini yapabileceğini belirtti. Bunun sonucunda yönetimden süre istedi ve 1761 yılında bu saati üretmeyi başararak ödülün sahibi olmayı başardı. Aslına bakılırsa ürettiği bu saati hepimiz biliyoruz; kronometre. Günde sadece 0.02 saniye geri kalan kronometre sayesinde iki boylam arasındaki süre ölçülebiliyor ve yolculuklarda kullanılabiliyordu.

Bu icat uzun süre kullanıldı ve herkesin cebine girebilecek kadar kolay bir kullanımla halk tarafından da rahatlıkla kullanmaya başlandı. Ancak kronometrenin yaygınlaşması saat kullanımını değiştiren bir unsur değildi. Uzun seyahatlerin yapılmaya başlandığı 19. yüzyıl ile birlikte farklı zaman dilimleri sorun olmaya başladı.

Buna ilk çözüm Amerika’daki demiryollarından geldi ve her istasyon kendi saatini ve tarifelerini ortaya koymaya başladı. Ancak trenler artık eskisinden hızlıydı ve yolcular yine de zorlanıyordu. ABD profesörlerinin belirttiğine göre Amerika’da 300 yerel saat dilimi vardı ve demiryolları bunu 100’e indirmişti. 1883 yılında ise Amerika Birleşik Devletleri 1883 yılında ülkede geçerli olan dört standart saat dilimi uygulamasına geçti.

1876’da tarife yanlışlığı sebebiyle trenini kaçıran mühendis Sir Sandford Fleming, bu duruma bir son vermeye karar verdi ve günü 24 zaman dilimine böldüğü bir sistem tasarladı. Bunları 15 saat aralıklarla kurguladı ve “Fleming” sistemi tüm dünyaya yayıldı. Fleming’in sistemi güneş gününe göre değil Greenwich Gözlemevi temel alınarak yapıldı. Pek çok şehir bu sistemi benimsedi ve başlangıç noktası olarak GMT’nin kullanılması da rekabeti önlemeyi başardı.

Herkes zamanla ilgili sorunun bittiğini düşünüyordu ancak 20. yüzyılda özellikle havayollarının gelişmesiyle farklı zaman dilimleri yeniden sorun olmaya başladı. Çünkü mesafeler kısaldı, mobil cihazlar ortaya çıktı ve her an iletişim kurmayı sağlayan 7/24’lük bir dönem başladı.

Bu nedenle yakın geçmişte John Hapkins Üniversitesi’nde iki profesör Steve Hanke ve Richar Conn Henry “evrensel saat (UTC)” uygulamasını gündeme getirdiler. Buna göre evrenin neresinde olursanız olun saat aynı kalacaktır, sabah ve akşam ayrımı kalmayacaktır.

farklı zaman dilimleri

Bu sistem seyahatler başta olmak üzere, uluslararası çalışmalar yürüten insanların çalışmalarını kolaylaştıracak ve kafa karışıklığı sonsuza dek yok olacaktı. Evrensel zamana geçiş ile alakalı birçok bilim insanı farklı görüşlere sahip. İnsanlar üzerinde olumsuz bir etkisi olacağını düşünenler ve internetin evrensel zamanla çalıştığını bu nedenle insanların birçok problemini ortadan kaldıracağını düşünenler çarpışmaya devam ediyor.

Elbette böyle bir uygulamanın hayata geçmesi tüm dünyanın yaşamını değiştirecek ve alışması uzun zaman alacak bir uygulama olurdu. Günümüzde her alanda UTC temel alınsa da uluslararası saat sorunu hala devam ediyor ve bu konudan en çok mustarip olan havacılık sektörü yeni adımlar atılmasını talep ediyor.

Sonuç itibari ile “zaman” kavramı nesiller boyunca çözülmeyi bekleyen bir sorun olarak karşımızda duruyor.