• Ağustos 19, 2023

Tekinsiz vadi sözde bilim mi?

Tekinsiz vadi sözde bilim mi?

Tekinsiz vadi, robotik bir nesnenin insan benzeri görünümü ile uyandırdığı nahoş hissi yani duygusal tepkiyi ifade etmek için kullanılan popüler bir teori olarak tanımlanır. Bu fenomende insanlar, oldukça gerçekçi olan insansı robotlara tepki olarak bir rahatsızlık ya da tiksinti hissediyorlar.

Günümüzde robotlar, yerleri süpürmek ve fabrikalarda yanımızda çalışmak gibi pek çok farklı biçimde hayatımızı kolaylaştırmak için çalışıyor. Bununla birlikte işlerimizi elimizden almak başta olmak üzere birçok şekilde de bizi gerçekten korkutmaya devam ediyorlar. Tekinsiz vadi terimi ilk bakıldığında haritada bulunan bir yer gibi çağrışım yapsa da tamamen bu ürkütücü hissi tanımlamak için kullanılıyor.

Nasıl ortaya atıldı?

Tekinsiz vadi ilk olarak 1970’li yıllarda Tokyo Teknoloji Enstitüsü’nde profesör olan Masahiro Mori tarafından ortaya atılmıştır. Mori, robotların görünümünün insansı hale geldikçe daha çekici olduğunu açıklamak için bu terimi icat etti. Ancak bu çekicilik, olumsuz bir tepkiyi yani tuhaflık huzursuzluk ve korku gibi bir eğilimi anlatıyordu. Mori, bu durumu şu şekilde açıklamıştı:

“Robotları insan gibi gösterme hedefimize yaklaşırken; onlara olan benzerliğimizi tekinsiz vadi dediğim bir vadiye kadar arttırdığını fark ettim.”

Ona göre protez bir el, bir noktaya kadar takma dişlerle aynı seviyede benzerlik gösteriyordu. İlk bakışta gerçek gibi görünse de bu elin yapay olduğunu fark ettiğimizde ürkütücü bir his yaşadığımızı söylüyordu. Bir tokalaşma esnasında yapay elin; kemiksizliği, dokusu ve soğukluğu tüm benzerliklere rağmen tuhaf görünüyordu. Bu durumda yakınlık duygumuzu kaybederek o elin tekinsizleştiğine şahit oluyoruz.

Ancak burada garip olan şu ki artık bu hissi uyandıranlar sadece robotlar değil. Kullandığımız dijital avatarlar ya da sanal evrenlerde canlandırılan karakterler de insanları huzursuz edebiliyor. Mori’ye göre bu, insanların hayatta kalma içgüdüsü ile alakalı. Bu ürkütücü his insan için olmazsa olmaz bir şey mi bilinmiyor ancak bunun tamamen doğamız ile ilgili olduğu düşünülüyor.

Tekinsiz vadi fenomenine ne sebep oluyor?

Belki bir maske sizi korkutmuyor, bir animasyon filmi veya her insansı robot sizde aynı duyguları uyandırmıyor. Ancak “tamamen insan” ve “neredeyse insan” arasındaki ince çizgi sizin bazen rahatsız olmanıza hatta tiksinmenize sebep olabilir. Ancak robotik bir başın kafa sallaması, mekanik bir gözün ışıklar saçması, jest ve mimiklerini kullanması sizi tanımlayamadığınız tuhaf bir hisse götürebilir.

Aslına bakılırsa insanları taklit etmesi için oluşturulan insansı robotların bu tür duygular uyandırması gayet normal. Çünkü şu an için insanlara bu kadar benzemeleri ve eylemleri ile yeterince dikkat çekiyorlar. Tekinsiz vadinin özünde de robotlar ya da buna sebep olan teknoloji değil, insan algısı yer alıyor.

Konuyla ilgilenen uzmanlar, bu hisse sebep olan nedeni tespit etmek için çalıştılar. Bu olumsuz tepkileri ortaya çıkaran etkenin beyindeki nöral mekanizmalar olduğu düşünülüyor. Bu da demek oluyor ki robotlara karşı verilen tepkiler tamamen insani ve kişiden kişiye değişebilir. Değişmesinin sebebi de nihayetinde yarar sağlayan bir robotun bizi korkutma olasılığının daha az olmasıdır. Sonuç itibarıyla bir robotun korkutucu olması için akıllı robotun davranışı büyük bir önem taşıyor.

Aynı zamanda bu fenomenin robotik ve yapay zeka alanına da etkileri var. İnsanı veya insan dokusunu taklit etmeye çalışan robotlar, cihazlar ya da avatarlar bu tür araçları kullanan insanları yabancılaştırabilir. Bu nedenle üretimde de tekinsiz vadi teorisini göz ardı etmemek gerekiyor.

tekinsiz vadi

Tekinsiz vadi örnekleri

Shrek

Sanıyoruz ki birçoğumuz Shrek filmini izlemiştir. Shrek filminin erken gösteriminde yaşananlardan ise çok azımız haberdar. Filmin erken gösterimi, çocuklarda beklenmedik kaygı duygularının uyanmasına sebep oldu. Özellikle Prenses Fiona karakterinin bu denli gerçekçi olması; çocukların korkması ve hatta ağlaması ile sonuçlandı. Yapımcılar, geri bildirimlerden yola çıkarak tekinsiz vadi etkisini önlemek adına karakterleri daha çok çizgi film formatına dönüştürmeye karar verdiler ve görünümlerini düzenlediler.

Cats

Cats’in 2019 film uyarlamasında da insan biçimini benimseyen kediler büyük bir rahatsızlık uyandırdı. Bu film uyarlamasıyla birlikte tekinsiz vadi kavramı popüler kültür tarafından tanınır hale geldi. Bazıları böyle bir etkiyi komik bulurken bazıları ise insanları taklit eden kedilerin bilgisayar animasyonlarını tuhaf, ürkütücü ve hatta kabus gibi tanımladıklarını söyledi.

Sophia

En ünlü insansı robotlardan biri olan Sophia, Hanson Robotics tarafından üretildi. David Hanson tarafından tasarlanan bu insansı robot, dünya çapında tanınmayı başardı. Onu bu kadar ünlü yapan bir dizi duygusal ifade sergileyebilmesi ve doğal dil işleme özellikleri ile insanları etkileyebilmesiydi. Yeni dönemin tekinsiz vadi örneklerinden biri olması bu nedenle kaçınılmazdı.

Geminoid HI

Osaka Üniversitesi’nde profesör olan Hiroshi Ishiguro, 2006 yılında kendisine benzeyen Android ikizini tanıttı. Bu öyle bir ikizdi ki kendi kafa derisinden alınan saçla inşa edilmişti. O zamandan sonra Android’in beş nesli ile güncelleme alan Geminoid HI-5; koyu renk saçları, çatık kaşları, gözlükleri ve koyu renk giysileri ile hala Ishiguro’nun bir kopyası olmaya devam ediyor. Ishiguro, onu “insan olmanın ne demek olduğunu daha iyi anlamak” için ortaya koyduğunu söylüyor ancak bu elbette insanlara ürkütücü geliyor.

Ameca

Engineered Arts’dan insansı bir robot olan Ameca, silikon bir yüze sahip ve karşısındaki kişi ya da nesnenin hareketlerini takip edebilen sensörlerle donatılmıştır. Aynı zamanda şaşkınlığı anlayabilir, ifade edebilir, yüzleri ve sesleri tanıyabilir. Bunun yanı sıra esneyebilir, omuz silkebilir, duyguları ve yaşı ayırt edebilir. Ameca’nın yanında çok yüksek sesle konuşursanız sizi susturabilir. Bu nedenle tekinsiz vadi sendromunun en iyi yeni nesil örneklerinden biridir.

Bu örneklerin yanı sıra insansı robotlar gitgide gelişmektedir ve benzer birçok robot tekinsiz vadi fenomenini tetiklemektedir. Buna karşın kavramın bilimsel olarak geçerliliği hala sorgulanıyor. Bu kavram bilimsel bir kavram olarak önerilmediği için genellikle bir fenomen ya da teori olarak adlandırılıyor.

Bilimsel bir ifadeden çok bu durumun varlığına işaret etmek ve robot tasarlayan insanlara bir tavsiye niteliğinde olması amaçlanan teori, robotların hayatımızın bir parçası olarak anılmaya başladığı bu günlerde önemini gitgide arttırıyor.