• Mart 7, 2023

Yaş ve zeka arasındaki ilişki

Yaş ve zeka arasındaki ilişki

Hepimiz zihnimizin en verimli zamanlarının gençlik yaşları olduğunu düşünürüz. Fiziksel işlevlerimiz gibi zihinsel yeteneklerimiz de zaman içinde azalabilir ve eskisi kadar iyi faaliyet göstermeyebilir. Ancak bilimsel çalışmalar hepimizi şaşırtacak bir sonuçla geliyor.

Elbette bizlerin böyle düşünmesi çok normal. Ünlü bilim insanlarına, sanatçılara ve hatta 27’ler kulübüne baktığımız zaman insanın en verimli döneminin 20’li yaşları olduğu ortada. Öyle ki Albert Einstein 26 yaşında birçok önemli araştırmaya imza attı, Newton yer çekimini 25 yaşında keşfetti, Graham Bell 29 yaşında ilk telefon görüşmesini yaptı.  Tüm bunlar bizim genç beyinlerin daha zeki olduğunu düşünmemize sebep olabilir.

Ancak araştırmacılar ve psikologlar hangi yaşta zekamızın en üst seviyesinde olduğunu araştırmaya koyuldu ve ortaya çıkan sonuçlar ilginçti. Buna göre 20’li yaşlarda zirveye ulaştığını düşündüğümüz hatırlama ve hızlı düşünme becerilerimiz yani zeka yaşımız farklı dönemlerde altın çağını yaşayabiliyor.

Çalışmalar, zekanın farklı etkenlerinin farklı yaşlarda en üst seviyeye ulaştığını söylüyor. Ayrıca bazı zeka becerilerimiz lise ve üniversite çağında tavan yapıyor. Buna karşın bazıları 40 yaşından sonra da gelişim göstermeye devam ediyor. Araştırmanın nihai sonucunu anladık sanıyoruz ki; zeka ya da bilişsel yetenekler belirli bir yaşta zirveye ulaşmıyor ve kişiye göre değişebiliyor. Şimdi de araştırmanın nasıl yapıldığına bir göz atalım.

Bunun için araştırmacılar öncelikle 500 bin kişiden veriler toplamaya başladı. Bu deneklerin becerileri ve becerilerinin hangi yaşta üstün olduğunu anlatan bir tablo oluşturdu. Tabloya göre bilgi işlemdeki hız 18 yaşında zirveye ulaşıp akabinde düşme eğilimi gösterirken; kısa süreli hafıza ise 25 yaşına kadar gelişiyor ve ardından düşmeye başlıyor.

Amerika’daki psikologlar bununla kalmadı ve zeka becerilerinin yaş ile birlikte nasıl değiştiğini gözlemleyebilmek için 10 yaşından 89 yaşına kadar büyük bir örnekleme sahip olan 48.537 kişiye çeşitli testler de uyguladı. Dil, IQ ve hafıza üzerine yapılan testler deneklerin çalışma belleği, duygu tanıma, sayı becerisi ve kelime dağarcığını ölçmeye yönelikti.

Buna göre sayılar ve kodlama ile ilgili beceriler genellikle 19 yaşındaki kişilerde yüksek performans olarak ölçülürken, işleyen bellek 20-30 yaşları arasında üst seviyeye çıkıyor. 30 yaşından sonra ise yavaş yavaş azalmaya başlıyor.

yaş ve zeka

Duygu tanıma işlevi ise 20’li yaşlarda zirveye ulaşıp 48 yaşına kadar gelişmeye devam ediyor, sonrasında düşmeye başlıyor. Kelime dağarcığı parametresi ise yaş ilerledikçe gelişmeye devam ediyor ve ilginç bir şekilde aksini düşünsek de ilerleyen yaşla birlikte azalmıyor.

Bu araştırmanın haricinde yaş ve zeka ilişkisini ele alan Philip Ackerman ise 288 kişi üzerinde birtakım testler yaptı. Bu testler bir önceki araştırmalardan farklı olarak; sanat, müzik, edebiyat, biyoloji, kimya, fizik, astronomi, hukuk, psikoloji, teknoloji ve elektronik alanlarını ele aldı. Bu çalışma sonucunda özellikle orta yaş grubunun birçok alanda daha bilgili olduğu ortaya çıktı. Biyoloji, kimya ve fizik alanlarında ise gençler daha öndeydi.

Çalışmalar göz önüne alındığı zaman sizin de anlayacağınız üzere zekamız yaşam boyu gelişiyor ve zirveye ulaştığı nokta belli değil. Kişiye göre değişen zeka yaşam boyunca bazı yeteneklerini güncelleyerek devam ediyor bazı yeteneklerini ise azaltarak durağanlığını koruyor.