• Mart 6, 2023

June Almeida ve ilk koronavirüs keşfi

June Almeida ve ilk koronavirüs keşfi

Virolog June Almeida, henüz hayatımızı alt üst etmemişken koronavirüsü keşfetmişti! Hem de bundan 59 yıl önce…

June Hart, 1930 yılında Glasgow’da İskoç bir otobüs şoförünün kızı olarak dünyaya geldi. Hayat şartları okuması için yeterli olmadı ve 16 yaşında okulu bırakarak Glasgow Kraliyet Reviri’nde labaratuvar teknisyeni olarak çalışmaya başladı.

Bir süre sonra Londra’ya yerleşti ve burada Venezüellalı bir sanatçı olan Enriques Almeida ile evlendi. 1954 yılından sonra June Almeida olarak anıldı ancak bu evlilik boşanmayla sonuçlandı. Eşiyle birlikte Toronto’ya taşındıktan sonra becerilerini Ontario Kanser Enstitüsü’nde gerçekleştirdi. Elektron mikroskobuyla tarihi keşiflere imza atan Almeida, bu başarılarına rağmen çok fazla tanınmadı.

1964 yılında çalışmaları İngiltere tarafından duyuldu ve St. Thomas Tıp Okulu’na davet edildi. Almedia, burada Dr. David Tyrell ile çalışma imkanı buldu. Kendisi de soğuk algınlığı üzerine çalışmaya başladı ve bununla ilişkili bir dizi araştırma yaptı.

June Almeida
Görsel Kaynak ve Kapak

Ekibi Almedia’dan önce Surrey’deki bir hasta okul çocuğundan alınan grip benzeri “bs14” olarak adlandırdıkları örnekler almışlardı. Ancak bu virüsü laboratuvarda yetiştirmekte zorlandılar. Bu sebeple bunun yeni bir virüs türü olabileceğini düşündüler. Tyrell bunun üzerine örnekleri incelemesinin ardından Almeida’ya gönderdi.

Almeida yeteri kadar iyi koşullarda inceleme yapamamasına rağmen Tyrell’i şaşırtmayı başardı ve beklediğinden çok daha kapsamlı sonuçlar elde etti. Virüsün net görüntülerini buldu, oluşturdu, daha önceki bulgularla karşılaştırdı. Almeida bu virüsü daha önce tavuklardaki bronşiti incelerken ve farelerde hepatit karaciğer iltihabını incelerken gördüğünü hatırladı.

Öyle ki Almeia bu konular hakkında makaleler de yazmıştı ancak her ikisi de reddedilmişti. Çünkü inceleyenlere göre bunlar yalnızca grip virüsünün düşük çözünürlüklü halleriydi. Ancak Almeida bunun yeni bir virüs olduğundan emindi.

Tyrell, Almeida ve Almeida’nın lideri bulguları tartışmak üzere bir araya geldiler. Bunun sonucunda virüse, Güneş koronasına benzettikleri için Latince’de taç anlamına gelen “Corona” adını koymaya karar verdiler. Böylece korona, örgün eğitimini bile tamamlamamış genç bir kadın tarafından 1964 yılında keşfedilmiş oldu.

2002 yılından SARS ve günümüzde COVID-19 virüsü çıkana kadar bu buluşun önemsiz olduğu düşünüldü ve insanlık için çok az bir tehdit oluşturduğu varsayıldı. Onlara göre bu yalnızca soğuk algınlığının bir türüydü. Kitlesel ölümlere yol açan pandemi aslına bakılırsa yalnızca bir grip gibi görünüyordu.

Bu dönemlerde doku örneklerinde virüs tespit etmek hem zahmetli hem de zor bir işti. Çünkü alınan numune parçacıkları çok uzaktı ve hücresel döküntülerle doluydu. Bu durum numunelerin saatlerce incelenmesini ve dolayısıyla bu da sabır, dikkat ve özveri gerektiriyordu. Sanıyoruz ki June, tüm bunlara sahipti.

Onun bu çabası koronavirüsü keşfetmesini sağlamıştı ancak o dönemde kariyerine Wellcome Araştırma Laboratuvarı’nda devam etti. Burada aşılar ve teşhisler üzerinde çalışmaya devam etti.

June Almeida

Kariyerinde hamilelikte sorunlara yol açan kızamıkçık (kızamık) görüntüsünü ilk kez yakalamak, AIDS’e neden olan HIV virüsünün yeni görüntülerini elde etmek, hepatit B’ye sebep olan virüsün yapısını belirlemek ve elbette koronavirüsü tespit etmek gibi büyük başarılarda bulundu.

Bunun yanı sıra bağışıklık elektron mikroskobu adı verilen bir tekniği çok iyi kullandı ve bu sayede virüsleri kümelemek, negatif boyama yapmak ve antikorları kullanmak hakkında uzmanlaştı.

Kendisi emekli olduktan sonra yoga eğitmeni olarak eğitim aldı ve Philip Gardner (1994’de öldü) ile evlendi. Bu dönemlerde antika ile ilgilendi ve çini restorasyonu yapmayı öğrendi. 2007 yılında 77 yaşındaki June, bilimsel buluşunun yıllar sonra gündem olacağını bilmeden hayatını kaybetti.

Kızının 2008’de yaptığı bir röportajda söylediği “annem elektron mikroskopisini sonsuza kadar bırakamazdı” tanımlaması onun bilime ne kadar tutkuyla bağlı olduğunu gösterdi.