• Nisan 24, 2023

Stephan Hawking zihin gücüyle engelleri nasıl aştı?

Stephan Hawking zihin gücüyle engelleri nasıl aştı?

Stephan Hawking, kara delikler ve görelilik konusunda yaptığı çalışmalarla tanınan bir bilim insanıydı ve aynı zamanda “Zamanın Kısa Tarihi” gibi popüler bilim kitaplarının da yazarıydı. Bilimin herkes tarafından erişilebilir olması adına yaptıklarıyla ve hayat hikayesiyle zamanımızın en büyük beyinlerinden biri olarak biliniyordu. Ünlü bilim adamının kısa tarihine birlikte bakalım.

Teorik fizikçi, özellikle kara delikler ve tekillik üzerine yaptığı çalışmalar sayesinde adını tarihe yazdırmayı başardı. Bunun yanı sıra genel görelilik teorileri ile kuantum teorisini birleştirmesiyle de tanınıyor. Ancak onu çok daha özel yapan bir yanı vardı; motor nöron hastalığı. Buna karşın devam eden cesareti ve felç olmasına rağmen yeni projeler üretmesi onun adını iyi bir şekilde duymamızı sağladı.

Hayatının erken dönemleri

Stephan Hawking, 8 Ocak 1942’de İngiltere, Birleşik Krallık’ta dünyaya geldi. Bu tarih aynı zamanda Galileo Galilei’nin ölümünün 300. yıl dönümüydü. Babası bir biyolog olan Frank Hawking’di. Annesi de Felsefe, Politika ve Ekonomi mezunuydu. Ebeveynlerinin ikisi de Oxford mezunuydu. Stephan’ın kendinden sonra doğan iki kız kardeşi ve daha sonra evlatlık edinilen bir erkek kardeşi vardı.

Onun başarısı okul yıllarında normaldi ancak küçüklüğünden beri bilime ilgi duyuyordu. 17 yaşında Doğa Bilimleri bursu kazanarak o da ailesinin izinden gitti ve Oxford Üniversitesi Koleji’ne devam etti. Fizik alanında birinci sınıf onur derecesi ile mezun olduktan sonra Cabridge Üniversitesi Trinity Hall’a gitti ve burada “astronomi ve kozmoloji” alanında doktora yapmak için araştırmalarına devam etti. Uygulamalı matematik ve teorik fizik alanında doktora derecesi aldıktan sonra kariyeri onu farklı bir yere götürmeye başladı.

Henüz 21 yaşındayken ve her şey normal görünüyorken, kasları kontrol eden sinirlerin etkisizleştiği bir motor nöron hastalığı olan “amyotrofik lateral skleroz (ALS)” teşhisi kondu. Bu teşhis sonrasında doktorlar onun çok fazla yaşayamayacağını ve 2 yıl içinde hayatını kaybedeceğini söyledi. Ancak o, tüm bu zorluklara rağmen çalışmalarına devam etti.

Katkılar ve başarılar

En başında da bahsettiğimiz gibi Stephan Hawking, çok farklı iki alanı birleştirmesiyle tanınıyordu; Albert Einstein’in görelilik teorisi ve kuantum teorisi. Bir zamanlar karadelikten hiçbir şeyin kaçamayacağı düşünülüyordu. Hawking bu konuda deneyler yaparak inanılmaz bir sonucu ortaya çıkarttı. Kara deliklerin zaman ve enerji kaybedebildiği gerçeği şu an Hawking radyasyonu olarak tanımlanan bir gerçeği kanıtladı. Bu kara deliklerin evrende büzülebilir ve buharlaşarak evrenden kaybolabildiğini ortaya koydu. Fizikçiler bunu, büyük bir bilimsel devrimin başlangıcı olarak adlandırdı.

Bunun yanı sıra tekillik üzerindeki çalışmaları da ses getirdi. 1931 yılında Georges Lemaitre, evrenin ve zamanın “Büyük Patlama” ile ortaya çıktığını öne süren ilk bilim insanı olarak karşımıza çıkmıştı. Ancak 1970 yılında Hawking, eğer bir Büyük Patlama olduysa ve genel görelilik doğruysa; o zaman evrenin hacmi sıfır olan ama evrenin tüm kütlesini içeren bir noktadan büyümüş olması gerektiğini gösterdi. Yani bu sonsuz yoğunluk noktası ile “tekillik” ortaya çıkmış oldu.

1982 yılında CBE ile ödüllendirilen Hawking, Royal Society üyesi oldu ve çok sayıda ödülle başarılarını taçlandırıldı. 2009 yılında Cumhurbaşkanlığı Özgürlük madalyası ile de onurlandırıldı. Ayrıca kendisi bir zamanlar Isaac Newton’un da görev yaptığı bir pozisyon olan Cambridgre Üniversitesi’nde matematik profesörüydü.

Oldukça başarılı bir bilim insanı ve aynı zamanda yazar olan Hawking, hastalığı olan ALS ile mücadele edebilmek adına “Equalizer” olarak bilinen bir konuşma sentezleyiciden yararlandı. Bu iletişim cihazı sayesinde kitaplar, makaleler ve konferanslar yazdı. Dakikada yaklaşık 15 kelime kurabilse de hiçbiri onun bilime katkıda bulunmasının önüne geçemedi.

Şöhret

Hawking bilime olan ilgisinin yanında hayatındaki adımları ile de birçok insan tarafından tanındı. Tüm dünyanın hayran olduğu Hawking; Big Bang Theory, TThe Simpsons ve Red Dwarf gibi TV şovlarında yer aldı ve resmen “ünlü” bir bilim insanı oldu. 2014 yılında “The Theory of Everything” adlı bir film onun hayatını ve çalışmalarını anlattı.

Orijinal adıyla 1988 yılında çıkarttığı “A Brief History of Time” isimli kitabı anında çok satanlara yükseldi ve en az 30 dile çevrildi. 10 milyondan fazla kopya sattığı biliniyor ve 2001’de çıkarttığı “The Universe in a Nutshell” kitabı da modern fiziğin bir şaheseri olarak anılıyor.

Özel hayat

Stephan Hawking genelde bilime yaptığı katkılarıyla anıldı ancak elbette özel bir hayatı da vardı. 1965 yılında bir dil öğrencisi olan Jane Wilde ile evlenerek; Lucy, Robert ve Tim adında çocukları oldu. Ancak evlilik 1991 yılında sonlandı. Hawking, 2009 yılında neredeyse tamamen felç oldu.

14 Mart 2018’de ise 76 yaşında İngiltere Cambridge’de 76 yaşında ve evinde huzurla vefat etti. Hayatı çok zorluklarla doluydu ancak modern tarihin en bilinen bilim insanlarından biri olarak Isaac Newton ve Charles Darwin’in de son dinlenme yeri olan Londra Westminster Abbey’de külleri toprağa verildi.