• Mayıs 23, 2023

Biyolojik silahlar ve biyogüvenlik çalışmalarına bir bakış

Biyolojik silahlar ve biyogüvenlik çalışmalarına bir bakış

Biyolojik silahlar ve biyogüvenlik tüm dünyanın gündeminde olan ve yakın gelecekte insanların çok daha fazla duymaya başlayacağı kavramlardan. Günümüzde bu alanda gerçekleşen teknolojik gelişmeler, biyolojik silahların hem üretilmesi hem de kullanılması hususunda yeni endişeleri de beraberinde getiriyor. Bu nedenle biyogüvenlik konusu da gitgide önemli bir hale geliyor.

Biyolojik silahlar nedir?

İnsanlara, hayvanlara ve bitkilere zarar vermek için üretilen biyolojik silahlar; toksinler ve mikroorganizmalar gibi biyolojik maddeler kullanılarak üretilen silahlardır. İnsan sağlığına ciddi zararlar veren hatta ölümcül sonuçlar doğurabilen biyolojik silahlar; siyasi suikastlar, gıda kıtlığı, ekonomik kayıp şeklinde sonuçlar doğurabilecek şekilde kullanılıyor. Özellikle çiftlik hayvanlarının veya tarımsal ürünlerin enfeksiyon kapması, çevresel felaketlerin yaratılması, yaygın hastalıkların oluşturulması, halkta korku ve güvensizliğin ortaya çıkması için kullanılabilir.

Biyolojik silahların teknoloji ile birlikte ortaya çıktığını düşünüyor olabilirsiniz ancak tarihi antik çağlara kadar uzanmakta. Hatta eski medeniyetlerin savaşlarda hayvanların hastalanmasını sağlayarak düşmanlarını zayıflatmaya çalıştıklarını duymuşsunuzdur. Günümüzde ise çok daha karmaşık hale gelmiş ve dünya tarihinde de birçok kez kullanılmıştır. Ancak geçmişte olduğundan çok daha fazla tehlikeli hale gelerek.

Riskleri ve gelişimi

İnsan yapımı bir silahın sonuçları ele alınacak olduğu zaman böyle bir olayın medyana gelme riski uzak olsa bile bu kargaşayı ortadan kaldırmak adına çeşitli önlemlerin alınması gerektiği aşikar. Biyogüvenlik de tam olarak burada devreye giriyor. Biyogüvenlik, biyolojik silahların üretimini ve kullanımını engellemek, salgın hastalıkların oluşturulmasını ve yayılmasını önlemek, biyolojik materyallerin güvenle saklanması ve taşınması için gerekli olan yöntemleri meydana getiriyor.

Uluslararası alanda bu denli önem kazanmasının sebeplerinden biri ise yapay zeka. Yapay zeka biyolojik silahların gelişimi konusunda önemli bir rol oynuyor. Çünkü yapay zeka; biyolojik malzemelerin analizi, tehlikeli durumların tespiti ve tanımlanması için kullanılabiliyor. Ayrıca yapay zeka algoritmaları, biyolojik silahların genom analizini yapmak veya DNA sekanslama işlemini otomatik hale getirmek için de kullanılabilir. Bu da salgın hastalıkların daha hızlı bir şekilde tespit edilmesini ve tedavi edilmesini mümkün kılabilir.

biyolojik silahlar
Biyolojik silahlar sözleşmesi

Biyolojik ve Zehirli Silahlar Sözleşmesi (BTWC ya da BWC) hastalıkların bir silah olarak kullanılmasını önlemek adına uluslararası bir çabadır. 1975 yılında yürürlüğe giren bu sözleşme biyolojik silah kategorisini yasaklayan ilk anlaşma olarak da biliniyor. Kasım-Aralık aylarında yapılan Gözden Geçime Konferansı her sene, biyolojik silahlara karşı küresel kuralları güçlendirmek, bilim ve teknolojinin kötüye kullanımını önlemek, barışçıl teknolojilerin kullanımını teşvik etmek için düzenleniyor. Böylece barışçıl bir yol izleyerek hastalıkların dünya çapına yayılması önleniyor.

Biyolojik saldırılardan korunmak mümkün mü?

Biyolojik silahların kullanımı çeşitli yöntemlerle kontrol altına alınmaya çalışılsa da bu tür saldırılara karşı hazırlıklı olmak stratejik adımların atılması ile son derece alakalı. Biyogüvenliğin öneminin artması ile birlikte ülkeler biyoterörizme ve biyolojik silahlarla yapılabilecek saldırılara karşı da önlemler almaya başladı. Çünkü özellikle askeri alanla ilgili olan biyolojik silahlar tüm alanları etkileyebilecek önemli bir unsurdur.

Pratikte henüz bu saldırıların önüne geçebilecek herhangi bir önlem olmamasına karşın etkili bir savunma için saldırılar gerçekleşmeden önce çeşitli eğitimlerin verilmesi şarttır. Özellikle ABD gibi ülkelerin biyolojik saldırılar üzerine çalıştığı senelerdir bilinen bir gerçekken herkesin küçük ölçekte bu konuda bilinçlenmesi büyük bir önem taşımaktadır.

biyolojik silahlar

Bunun için alınabilecek önlemlerden bazıları; erken uyarı sistemleri kurmak, etkenlerin saptanmasını ve tanı konulmasını sağlamak, fiziksel ve kimyasal korunma önlemleri almaktır. Çünkü çok sık rastlanmayan bir konu olduğu için hem halk, hem sağlık personelleri hem de askeri personeller bu konuda yeterince bilgili olmayabilir. Bu nedenle biyolojik silahlar konu başlığı ile eğitimlerin verilmesi gerekir.

Sonuç itibarıyla hem dünyada hem de Türkiye’de önem arz eden biyolojik silahlar; yalnızca fizyolojik değil psikolojik bir hasar vermek için de kullanılabilir. Bu nedenle gereken önlemleri almak ve bu konuda bilinçlenmek proaktif bir yaklaşım sergilemeyi beraberinde getirir. Aksi takdirde gelecekte kimsenin aklına bile gelmeyen yeni salgınlar bir savaş taktiği olarak kullanılabilir.