• Ocak 11, 2023

Arıların nesli tükenirse insanlık yok olur mu?

Arıların nesli tükenirse insanlık yok olur mu?

Arıların nesli tükenirse insanlık yok olur mu bilinmez ancak arıların sadece bal yapmak için var olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.

Arılar bazıları için yalnızca etrafta vızıldayan ve sokmak için yer arayan canlılardır. Alerjisi olanlar için çoğu zaman işkence hatta ölümcül bir tehdittir. Ancak basit bir gerçeği tekrar hatırlatmak isteriz ki; arılar olmasaydı insan da olmazdı. Buna karşın bal arılarının son 20 yılda büyük bir oranda azalması oldukça endişe verici.

Arılarla ilgili internetteki sahte alıntılardan birisi Albert Einstein’a ait olduğu iddia edilen bu sözdür; “eğer arılar yeryüzünden kaybolsaydı, insanın yaşamak için dört yılı kalırdı.” Bu iddia herhangi bilimsel kaynağa bağlı değildir ancak iddiayı çürütmek, iddianın Einstein’a ait olmadığını çürütmek kadar kolay değil.

Yediğimiz yemeklerin çoğundan sorumlu olan arılar, tarımın hayatta kalması için önemli bir görev yerine getiriyor; tozlaşma.

Şöyle ifade edelim; arılar, küresel gıda tedarik zincirinin üçte birini oluşturuyor. Yani arılar olmasaydı insanların yiyecek pek de bir şeyi kalmıyordu diyebiliriz.

Arıların tozlaşma eylemi sayesinde pek çok meyve, sebze ve bitkisel ürün üretilebiliyor. Örnek verecek olursak, elma, kayısı, kavun, kahve, salatalık, patlıcan, bamya, şeftali, armut, biber, çilek, mandalina, ceviz, karpuz ve daha fazlası arılar tarafından tozlanan mahsulleri oluşturuyor.

Polenleme olarak da bilinen bu süreç, bitkilerin üreme işlemi için gereken bir süreçtir ve birçok arı bitkilerin polenlerini diğer bitkilere taşılar. Polenleme olmadığı takdirde birçok bitki üreteme yeteneğini kaybedebilir ve bu durum da ekosistemin tamamını büyük ölçüde etkileyebilir.

Arıların dünya için ne kadar önemli olduğunu anladıysak uzunca bir süredir tartışılan bir sorunun cevabına gelelim; “arıların nesli tükenirse insanlık yok olur mu?” Arılar olmadan insanlar evet yaşayabilir fakat insanların ihtiyaç duyduğu gıda üretim süreci ve dolayısıyla da ekonomisi bu durumdan fazlasıyla etkilenir.

Arıların soyu tükendiği takdirde bitkilerin polenlenmesi zorlaşır ve bu bitkilerin üremesi azalır. Ekosistemin dengesini bozacak bu durum, bitkilerin olduğu gibi hayvanların da yaşamlarını etkiler. Meyve, sebze ve bitkisel ürünlerin yanı sıra arıların ürettiği bal, propolis ve balmumu gibi maddeler de üretilemez hale gelir. Ayrıca arılar olmadan birçok endemik bitki türünün de üremesi mümkün olmayacaktır ve bazı bitki türlerinin de soyu tükenecektir.


Arılar neden yok oluyor?

arıların nesli tükenirse

Arılar ekosistemdeki tek tozlayıcılar değil. Yarasalar, kuşlar, kelebekler ve bazı sinekler de bu işi yapabilir. Ancak arılar bu iş için açık ara en iyi canlılardır.

Bunun sebebi ise larvalarını beslemek için polenlere ihtiyaçları olması. Bu nedenle biyolojik olarak malzeme toplamak onlar için bir gerekliliktir. Ancak diğer tozlayıcılar için durum biraz farklı. Onlar çiçekleri yalnızca nektarlarından faydalanmak için ziyaret eder ve bu süreçte onlara yapışan herhangi bir polen sadece bir tesadüf olarak adlandırılabilir.

Arıların yok olmasının başlıca sebepleri; tarım ilaçları (pestisitler), parazitler ve hastalıklar, kirlilik, iklim değişikliği ve insan unsurudur.

Tarımda kullanılan pestisitler arıların sağlığını etkilemekle kalmıyor onların ölümüne sebep oluyor. Özellikle Varroa parazitleri ve Nosema hastalığı ise arıların neslini tehlikeye atan bir diğer unsur olarak karşımıza çıkıyor.

Yanı sıra doğal ortamlarının yok olması ve hava kirliliği de arıların neslini tehdit ediyor. İklim değişikliğinin de eklenmesiyle birlikte arıların yaşam ortamları yok oluyor ve yiyecek kaynakları büyük oranda etkileniyor.

Arıların seneler içindeki ölüm oranları arıcılık pratiklerine ve arıların yaşadığı ortama bağlı olarak değişkenlik gösterse de son yıllarda büyük oranda azaldığı görünüyor. Tüm bunlar yaşanırken durumun farkında olan insanların aklında tek bir soru yankılanıyor: “arıları kurtarabilir miyiz?”


Arıları kurtarabilir miyiz?

Arıları ve dolayısıyla insanları kurtarmanın birçok yolu var. Devlet yolu ile arıların kaybını bastırmaya yönelik teşviklerin yanı sıra bireysel olarak alınabilecek önlemler de var.

Örneğin bahçenize ağaç dikmek gibi. Çünkü ne kadar çok çiçek, arılar için o kadar çok besin demek. Eğer ektiğiniz çiçekleri böcek ilacı ile kirletmezseniz bu arılar ve bizim dünyamız için sağlıklı bir adım atıyorsunuz demektir.

Bunların yanı sıra insanın çevre üzerindeki etkilerini azaltmak da iyi bir başlangıç olabilir. Çünkü yalnızca bir tane Dünya’ya sahibiz ve herhangi bir türün neslinin tükenmesi geri dönülmez bir yola girildiğinin göstergesi olabilir.

Öyle ki yapılan çalışmalar insan çabası sayesinde ozon tabakasının iyileşmeye başladığını gösteriyor. İşte bu umut verici gelişmeye katkıda bulunmak isterseniz aşağıdaki unsurlara da dikkat edebilirsiniz.

Bitkilerin çeşitliliğini arttırmak: Arılar için çeşitli bitkiler üretmek oldukça önemlidir bu nedenle bahçenize farklı türlerde bitkiler dikebilir ve arılar için farklı tatlar sunabilirsiniz.

Organik tarım: Tarımda kimyasallaşma sadece arıların değil diğer canlıların da doğasını büyük ölçüde etkilemektedir. Organik tarım yöntemlerinin artması arılar için daha güvenlidir ve çevreye de daha az zarar verir.

Arı kovanlarını desteklemek: Arılar için barınabilecekleri bir alan oluşturmak nesillerinin yok olmasını engelleyebilecek önemli etkenlerden biridir. Eğer arılar için yuvalar yapabilir ve kovanları desteklemek için uygun koşullar sağlarsak kötü gidişata dur diyebiliriz.

Doğal alanları koruma: Pandemi sürecinde insanların evlere kapamasıyla birlikte doğa kendi kendini iyileştirdi ve bu da arılar dahil olmak üzere tüm canlılar için yeni bir umut kaynağı oldu. Elinizden hiçbir şey gelmiyorsa bile doğal alanları koruyarak onlara destek olabilirsiniz.

Eğitim: Halkın bilinçlenmesi nesli tükenmekte olan canlıların korunması için büyük önem arz etmektedir. Arıların önemini ve onları koruma yöntemlerini halka aktarmak ve daha çok dile getirmek insanların çözüme katkıda bulunmasını sağlayabilir.

7.8 milyarlık Dünya nüfusunu ele aldığımızda bu yöntemler küresel bir çaba sonucunda sonuç verebilir. Tarım başta olmak üzere yerleşim yerlerini korumak ve arıların yok olmasına kayıtsız kalmamak hem arılar hem de insanlık için yeni bir umut doğurabilir.