• Mart 29, 2023

Rejeneratif tarım nedir?

Rejeneratif tarım nedir?

Rejeneratif tarım birçok kişi tarafından farklı tanımlamalara sahip olsa da en genel tanımıyla; toprak sağlığını besleyen, iklimi, su kaynaklarını ve biyoçeşitliliği koruyan, çiftliklerin üretkenliğini ve karlılığını arttıran, toprakları eski haline getiren bir gıda üretim sistemidir. İklim değişikliğinin etkileri ile mücadele etmek için yenilikçi teknolojilerle iş birliği yapar ve bir dizi teknik barındırır.

Geleneksel tarımın eksik kaldığı noktaları tanımlamak için kullanılan rejeneratif tarım aslında geleneksel tarımın evrim geçirmiş halidir. Burada su ve girdilerin kullanımını azaltmak, arazi bozulmasını ve ormansızlaşmayı önlemek esas alınır. Tarımı daha üretken ve karlı hale getiren uygulamaları tercih ederken; doğanın kaynaklarını korur ve geliştirir.

Dünyadaki tarım arazilerinin yarısından fazlasının bozulmuş durumda olduğunu düşünürsek geleceğimizde gıda güvenirliğinin bir risk barındırdığını söyleyebiliriz. Hayatta kalma savaşında ölümcül bir tehdit olma potansiyeline sahip olan biyolojik çeşitliliğin kaybı, son 50 yıl içinde büyük bir ivmeyle artıyor. Bir diğer deyişle ilerleyen dönemlerde kendimizi besleyecek kadar toprağa sahip olmayabiliriz.

Rejeneratif tarım

Toprağı korumadan küresel ısınmayı durdurmak ve biyoçeşitliliği sağlamak mümkün olmayacağı için rejeneratif tarımın asıl ilgilendiği toprağa zarar vermemenin yanında toprağı yeniden canlandırmayı sağlayacak yenilikçi teknolojilerden faydalanmak. Toprağı iyileştirirken aynı zamanda üretken bir arazi meydana getirmeyi hedefleyen bu yöntem sayesinde sağlıklı ekonomiler ve toplumlar meydana gelebilir. Dinamik ve bütünsel bir uygulama olan rejeneratif tarım; çiftçilik, arazi kullanımı uygulamaları, yenileyici gıda sistemleri ve sağlıklı doğal ekosistemler oluşturmak için kullanılıyor.

Rejeneratif tarımın ilkeleri

Tarım sektörünün dönüşmesi gerekliliği kesin bir şekilde biliniyor ancak bunun nasıl olacağı hakkında bazı ilkeler mevcut. Bu ilkelere uymak rejeneratif tarımın tek yolu olmadığı gibi her benzersiz toprak kendi içinde farklı çözüm önerililerini de barındırıyor olabilir. Farklı yenilikçi uygulamalar, ortak bir ilkeler dizisi oluşturmayı desteklese de koşullara göre değişkenlik gösterebilir.

1. Toprak deformasyonunun önüne geçmek toprağa ve iklime katkıda bulunur: Bunun içinse ilk akla gelen toprak sürme şekilleridir. Toprağı sürmemek ya da az sürmek onun kendi doğasına dönmesine yardımcı olur. Çünkü toprak sürüldüğünde yapısı zarar görür ve erozyonlara daha müsait bir hale getirir. Bu nedenle toprak suyu tutamaz hale gelir ve ekinler verimsizleşir. Buna son vermek isteyen çiftçiler, toprak sürmeyi durdurur veya azaltır. Bunun yerine tohumları bir önceki mahsulün kalıntısına eker. Böylece topraktaki organik madde miktarı artar ve erozyonlara daha az eğimli hale gelir.

2. Toprakta yıl boyu mahsul tutmak toprak sağlığını iyileştirir: Hasattan hemen sonra farklı bir ürün eken çiftçiler rejeneratif tarım yaparak toprağı genellikle dönüşümlü olarak kullanır. Sürekli yeşil bir örtüye sahip olan kökler, toprağın nemini arttırmasını sağlar.

3. Ekinleri zaman ve mekana göre çeşitlendirmek üretkenliği destekler: Rejeneratif tarımda çiftçiler yılın farklı zamanların farklı ürün türlerini kullanır. Bu da aynı tarlalara aynı mahsullerin sürekli olarak ekilmesinin verdiği haşere ve yabani otların oluşmasını sınırlandırır. Ayrıca faydalı mikropları besleyerek gübre ihtiyacını da azaltabilir.

4. Veriye dayalı hassas tarım biyolojik ve kimyasal girdileri azaltır: Tarımın en önemli parçalarından birisi ayrıntılı tarla haritası oluşturmak ve dijital araçlar kullanarak onları sınıflandırmaktır. Bu sayede verimli bir mahsul için en az miktarda ve en doğru ürünü bulmak daha kolay hale gelir.

5. Hayvancılık verimli toprağa geri dönüşü sağlar: Çiftlik hayvanları gübre üretimi yolu ile bitkileri zengin organik maddelere dönüştürür. Çiftlik hayvanlarını üretime entegre etmekle birlikte iyileştirilmiş bir toprak ve verimlilik birlikte gelir. Üstelik bir sonraki tohumlama sürecine de yardımcı olur.

Tüm bunlar yapıldığı zaman ya da toprağın ihtiyacına göre hareket edildiği takdirde farklı stratejiler ortaya çıkabilir. Böylece sürdürülebilir çiftlikle oluşur ve doğaya verdiğimiz zararı geri almak için bir fırsat doğar. Dolayısıyla; besine ihtiyacı olan insanları beslemek, ormansızlaşmaya karşı korunmak, ekinleri besinle aynı oranda tutmak, biyoçeşitlilik, iklim değişikliği ile mücadele ve mahsul satışlarında artış yaşanabilir.

Rejeneratif tarım
İklim değişikliği tersine çevirebilir mi?

Topraklar, dünyadaki tüm bitki örtüsü ve atmosferimizin toplamından daha fazla karbon tutan en önemli karbon yutaklarından birisi. Karbon kayıplarını aza indiren ve karbon girdilerini üst düzeye çıkaran uygulamalar kullanıldığı takdirde her sene önemli miktarda karbon tutabilir. Karbon düşüşüne büyük ölçüde sebep olabileceği için rejeneratif tarım iklim değişikliğinin büyük ölçüde karşısında durabilir.

Rejeneratif tarım, gezegenimizin sağlığı ve iklim değişikliği için hem teknik bir çözüm hem de umut kaynağı. Bu nedenle destekleyici uygulamalara geçmek ve bu konuda daha çok bilgilenmek şart gibi görünüyor.