• Mart 22, 2023

Daha mutlu bir hayat için FOMO’yu JOMO’ya dönüştürme

Daha mutlu bir hayat için FOMO’yu JOMO’ya dönüştürme

Fomo’yu Jomo’ya dönüştürme yolunda size yardımcı olmak için buradayız ancak bunun için sosyal medyayı yavaşça kenara bırakmanız gerekecek.

FOMO ile JOMO arasında bir kazanan bulmak zor ancak devam eden bir çatışmanın olduğunu söylemek mümkün. Şimdi, bu iki kısaltmanın ne olduğunu bilmeyenler için en başa dönelim.

FOMO, bir şeyleri kaçırma korkusunu ifade ederken; JOMO, bir şeyleri kaçırmanın sevincidir. FOMO hakkında detaylı bir yazı kaleme almıştık ancak bugünkü konumuz bu hisleri nasıl olumlu hale çevirip kucaklayabileceğimizi açıklamak.

Evet, teknoloji yalnızca tek bir tuşla her şeyi yapabilme olanağı getirdi ancak en yakın dostumuz bazen en büyük düşmanımız olabiliyor. Bu nedenle FOMO’yu susturmak ve JOMO’yu arttırmak için okumaya devam edebilirsiniz.

Fomo’yu Jomo’ya dönüştürme

JOMO, her an yaptığınız eylemden zevk almayı içeriyor. Buna göre JOMO, FOMO’ya bir yanıt olarak doğan sosyolojik bir olgu diyebiliriz. Şöyle düşünün, bir hafta sonu gecesi uzun zamandır aklınızda olan bir filmi izlemek için uzandınız ve gayet keyiflisiniz. Telefonu elinize aldınız ve arkadaşınızın güzel bir restoranda akşam yemeğinde olduğunu gördünüz ve aniden film izlemenin o kadar da keyifli bir şey olmadığını düşündünüz.

Yaşadığınız bu “FOMO” yeni değil. Zaman zaman bir şeyleri kaçırma korkusuyla hepimiz hareket ettik ve belki de sırf bu yüzden dışarı çıktık. Ancak sosyal medya ve anlık paylaşımlar işleri iyice karıştırdı ve kötüleştirdi.

Jomo ise bu noktada imdadımıza yetişti ve bizi tüm bunları unutmaya davet etti diyebiliriz. Bunun için öncelikle her beş dakikada bir dışarda neler oluyor diye sormayı bırakmayı deneyin. Sosyal medyanın bir gözetleme deliğine dönüşmesinden duyduğunuz rahatsızlığı eylemlere dönüştürmeniz gerekecek. Bunun için en önemli etken ise “farkındalık” yaratmak.

Öyle ki her zaman yapacak iyi bir şey vardır ancak önemli olan bunu kabullenmektir. Böylece içinde bulunduğunuz durumdan keyif alacak tarafları görmeye ve mutlu olmaya çalışacaksınız. Etraftaki bilgi yüküne bir “ara” verip daha sağlıklı tüketici alışkanlıklarına göz atmanız gerekiyor.

Google dahi bu konuda “harika teknoloji hayatımızı iyileştirmeli, dikkatimizi dağıtmamalı” diyor ve bilinçli kullanımı teşvik ediyor. Elbette teknolojiyi hayatımızdan tamamen çıkaralım demiyoruz. Ancak daha az teknoloji ile daha fazla rahatlık mümkün. Üstelik kendinizi suçlu hissetmeden anın tadını çıkarabileceğiniz bir rahatlıktan bahsediyoruz.

Herkes bir yerlere yetişmeye çalışırken bazı şeyleri yavaşlatmak zordur. Aynı zamanda bu kendi düşüncelerimizle baş başa kalacağımız için ürkütücü de olabilir. Ancak JOMO sayesinde, kısa vadede tatmin uzun vadede pişman olmak yerine; gerçekte kim olduğunuzu hatırlayabilirsiniz. Hayatınıza daha fazla JOMO getirmek istiyorsanız bunları deneyebilirsiniz:

Yansıtmak: Sizin için nelerin anlamlı olduğuna karar vererek başlayabilirsiniz. Bu nedenle zamanınızı nasıl geçirdiğinize göz atın ve önceliklerinizi belirleyin. Dilerseniz bunları günlük, not ya da plan şeklinde yazarak sizin için anlamlı olan faaliyetlere zaman ayırmak için uzun vadeli önceliklerinizi arka plana atmayın.

FOMO'yu JOMO'ya dönüştürme

Bağlantıyı kesmek: Çevrim dışı zaman sizin için işkenceye dönüşmesin. Bunun için offline olduğunuz zamanları benimseyin. Yapabileceğiniz en büyük eylem ise sosyal medyadan uzaklaşmak. Telefonunuzu kapatmak, kitap okumak, yürüyüşe çıkmak ve egzersiz yapmak için kendinize zaman ayırın. Size iyi gelen aktiviteleri bulun ve eyleme geçin.

Yeniden bağlanmak: Aslında kendinize ve sevdiklerinize ne kadar az zaman ayırdığınızı hayatınıza uzaktan bakınca anlayabilirsiniz. Sosyal medyadan takip ettiğiniz için gerçekten aramaya ihtiyaç duymadığınız kişilerin halini hatırını sorun, yüz yüze görüşün ve plan yapın. Anlamlı bir şekilde zaman geçirmek için başkalarının zamanlarını nasıl geçirdiklerinden endişe duymayı bırakarak kendi hayatınıza odaklanın.

Şunu hatırlatmak isteriz ki insanlar ömürlerinin sonuna geldiğinde akşam o restoranda yemek yemedikleri için değil, sevdikleriyle yeteri kadar vakit geçiremedikleri için üzüntü duyarlar. Çünkü asıl yaşam amacı kendine karşı dürüst olmak ve yaşamak için kendine yeterince zaman ayırmaktır. Zihninizi pişmanlıklarla doldurmak yerine, güzel anılarla ve gurur verici başarılarla doldurmaya çalışın. Belki de mutluluğun anahtarı Fomo’yu Jomo’ya dönüştürme adımında gizlidir. Ne dersiniz?