• Şubat 8, 2023

McDonald’s iş dünyasında nasıl devrim yarattı?

McDonald’s iş dünyasında nasıl devrim yarattı?

Richard ve Maurice (Mac) McDonald kardeşler, ilk McDonald’s’ı 1948’de açtılar. California’nın San Berdardino kasabası, Los Angeles’in 80 km uzağındaydı ve fast-food endüstrisinin öncülerinden birine ev sahipliği yaptığının farkında değildi.

McDonald’s İlk Rekabetini Nasıl Yendi ve Fast Food İkonu Oldu?

İki kardeş gıda endüstrisindeki ilk girişimlerini sosisli bir sandviç standı açarak yaptı. İkinci girişimleri ise bir arabalı barbekü servisiydi. İkili, arabalı barbekü restoranlarını bir burger ve milkshake restoranına dönüştürerek ilk McDonald’s’a hayat verdi.

O zamanlarda McDonald’s barbeküye, hamburgere, patates kızartmasına ve milkshake’lere odaklandı. Bunları rakip restoranlardan daha uyguna ve daha hızlı bir şekilde sattı. Yanı sıra bir self-servis tezgahı kurdu ve siparişe göre özelleştirmek yerine hamburgerleri önceden hazırladı. Yiyecekleri uygun koşullarda ısılarda saklayarak sıcak kalmasını sağladı.

Sizler bunu okurken zaten tüm fast-food zincirlerinin bu şekilde hareket ettiğini düşünebilirsiniz ancak o zamanlar McDonald’s’ın yaptığı büyük bir işti ve rakiplerine karşı ezici bir üstünlük sağlıyordu.

Kardeşler artık tamamen hız ve pratiklik olarak ileri geçmek için adımlar attılar. Bulaşık makinelerinin yerini plastik tabaklar aldı, kağıt ambalajlar ve bardaklar geldi, garsonlara ihtiyaç kalmadı ve menülerini dokuz seçenekle sınırladı. Hamburger, çizburger, üç içecek çeşidi, süt, kahve, patates kızartması ve turta.

McDonald's
Görsel Kaynak

Richard McDonald’ın kendi ifadesiyle bütün konseptleri “hıza, daha düşük fiyatlara ve hacme” dayanıyordu. Onlar, Henry Ford’un otomotivdeki üretim anlayışını örnek almıştı ve hızlı satışa odaklanmıştı.

Üretimde yer alan 12 personelin her biri kendi alanında uzmanlaştı ve yiyeceklerin çoğu birbirine hızla monte edilecek şekilde kurgulandı. İnsanlara fazla özelleştirilebilir seçenekler sunulmadı ve var olan alternatifler hızlı ve lezzetli yiyecekler haline getirildi. Bu durum yemeklerini kendi hazırlamak isteyenlerin bile daha yavaş kalmasına sebep oldu.

1953 yılında Kardeşler Arizona ve California’da birden fazla restoran açmayı başardı. Böylece McDonald’s kısa bir sürede ailelerin ve iş insanlarının tercihi haline geldi.

Ray Kroc, McDonald’s’ı Nasıl Küresel Bir Franchise Haline Getirdi?

Restoranın milkshake tedarikçisi Ray Kroc, Berdardino’yu ziyaret ettiğinde kardeşlerin yapmış olduğu iş modelinden epey etkilendi. Bu işin potansiyelini fark eden Kroc, franchise haklarını satın almak için kardeşlerle konuştu.

Ancak kardeşler daha fazlasını istemiyordu. Onların istediği akşamları oturup gün batımını izlemek ve huzurdu. Ancak iş insanı Kroc, bu düşünceye tamamen yabancıydı ve kardeşleri bir şekilde ikna etti.

Ray Kroc, 15 Nisan 1955’te ilk franchise restoranını IIIionis Des Plais’te açtı. Kardeşler hamburger yapmanın daha verimli yollarını bulmakta harikaydı ancak iş dünyasında büyümenin onlar için pek bir anlamı yoktu. Zaten harcayacaklarından daha fazla kazanıyorlardı ve daha da fazlası gereksizdi.

Ray Kroc 50’li yaşlardaydı, sağlık sorunlarıyla uğraşıyordu ancak o yine de para kazanmayı arzuluyordu ve bu yolu seviyordu. Aslına bakılırsa bu iyi bir iş birliğiydi ve kardeşler hamburgerle uğraşırken Ray Kroc franchise konseptini yeniden şekillendirecekti.

Franhising, o dönemde yeni değildi ancak günümüzdeki hale getiren 1950 yıllarında ortaya çıkan bu adamdı. Onun öngörüsü sadece şirketin adını ve yöntemlerini değil işin her alanında belirli bir kurala uyma zorunluluğunu da getirmeye sebep oldu.

O dönemde Kroc’un yanındaki iş insanı Yankees kardeşlerden farklı düşünüyordu. Bu kardeşler ve Kroc arasında bir çekişmeye sebep oldu. Kroc, kardeşlerin stratejilerini yanlış buldu ve kendisi durumu “neredeyse başarısız olmamı umuyor gibiydiler” şeklinde ifade etti.

Takvimler 1961’i gösterdiğinde Kroc, şirketi McDonald kardeşlerinden 2,7 milyon dolara satın aldı. İsim aynı kaldı ancak Kroc kısa sürede kendi yüzünü tanıtmayı başardı. Kardeşler arka planda kaldı ve bir süre çekişme yaşandı ancak Kroc artık yeni bir iş modeli yaratmıştı ve “franchise” sayesinde dünyanın birçok yerinde bu isim yankılanıyordu; McDonald’s.

McDonald's
Görsel Kaynak

Bu durumda McDonald’s’ı kendisi yapan Ray Kroc’tu diyebiliriz. Onu küçük bir kasabada keşfetti ve satın alarak şirketi kendisi yönetti. O, artık bir milkshake tedarikçisi değil en hızlı satış yapan seyyar bir satıcıydı.

İstikrarlı bir şekilde büyüyen McDonald’s bünyesine yeni restoranlar ekledi ancak sahip olduğu iş modeliyle birlikte 36.000 satış noktasının yaklaşık yüzde 15’ine sahipti. Bu hem kendilerine hem de franchise verdikleri iş sahiplerine büyük katkı sağladı.

Öyle ki yeni bir ülkeye yelken açmak cesaret ister ve yerel kültürü bilen başka kişilere ihtiyaç duyulur. Böylece franchise alanlar markanın isminden, yönteminden ve kurulu düzeninden faydalanırken; franchise verenler ise nakit para ihtiyacını karşılar ve isimlerini daha geniş bir kitleye tanıtma imkanını yakalar. 

McDonald’s bir gayrimenkul girişimi miydi?

McDonald's

Birçok kişinin bilmediği ve merak ettiği diğer bir soru ise McDonald’ın arkasındaki Ray Kroc’un emlak girişimleri. Kendisinin McDonald’s’ı satın aldıktan sonra işlerin pek iyi gitmediğini ve şubeler açıldıktan sonra gayrimenkul yatırımı yaptığını biliyor muydunuz?

Kroc zeki biriydi ve fast-food ile gayrimenkul yatırımlarını bir araya getirerek iyi bir hamle yaptı. Kurduğu yan şirket sayesinde daha fazla hamburger satabilecek lokasyondaki dükkanları satın aldı ve franchise verdikleri müşterilere bu dükkanları kiraladı.

Bu zeki girişim sayesinde McDonald’s, yalnızca bir hamburger hizmeti olmaktan çıktı ve gelirlerini; gayrimenkul, pazarlama, reklam ve kira olarak arttırmayı başardı. Bugün her kalabalık mekana gittiğinizde bu markayı görmenizin ve hep kilit noktalarda şubesinin olmasının sebebi aslında bu.

Öyle ki Kroc bir konuşmasında öğrencilere “benim ne iş yaptığımı biliyor musunuz”? diye sordu ve herkesten “hamburger” cevabını aldı. Oysa kendisi “benim odaklandığım iş emlak işidir” cevabını verdi ve herkesi epey şaşırttı.

Hızlı, ucuz ve tutarlı bir şekilde ilerleyen hamburger hizmeti; emlakçılığa evrilse de literatürde bildiğimiz anlamda kullandığımız franchising sektörünün doğmasına sebep oldu. Eğer yaptığınız işin tek yönlü olduğunu düşünüyorsanız hemen bu hikayeye göz atın ve daha geniş pencereden bakarak kendinize Ray Krok’u hatırlatın.