• Nisan 19, 2023

Derealizasyon nedir?

Derealizasyon nedir?

Derealizasyon, kişinin farkında olmadan yakın çevresinden ayrı hissetme eğilimidir. Bu bir şekilde tıbbi veya psikolojik bozuklukla ortaya çıkabileceği gibi bir sebep olmaksızın da görülebiliyor. Derealizasyon deneyimi, insanların bir süreliğine de olsa dünyadan kopmasına sebebiyet verdiği için rahatsız edici bir deneyim olarak tanımlanıyor.

Daha önce hiç çevrenizin veya etrafınızda meydana gelen olayların başka bir dünyada geçtiğini düşündünüz mü? Eğer derealizasyon yaşıyorsanız, çevrenizin bir paçası olmadığınızı düşünebilir ya da çevrenizin yalnızca bir rüya gibi göründüğünü hissedebilirsiniz.

Hepimiz bazen yaşananlardan şüphe duyarız; örneğin Truman Show’da ele aldığımız gibi kendinizi bazen bir film projesinin içinde hissedebilirsiniz. Ancak derealizasyonun önemli bir noktası insanların bunun farkında olmasıdır. Daha açık bir şekilde anlatacak olursak bunu deneyimleyen kişi aslında etrafındakilerin gerçek olduğunu bilir ancak bunun bir parçası gibi hissetmez.

Tüm bunlar beraberinde çevreden ayrışma duygusu, olayların gerçek zamanlı gerçekleşmediği hissi, seslerin ve renklerin normalde olduğu gibi görünmediği hissini getirebilir. Hayal, rüya ve halüsinasyondan farklı olmakla beraber dışlanmış hissetmekle de aynı değildir. Bu tamamen bir algı bozukluğudur.

Derealizasyon genel olarak günlük yaşantıda kısa süreli olarak kendini gösterir. Bunlar birkaç dakika şeklinde ortaya çıkar ancak eğer tıbbi bir durumdan kaynaklanıyorsa uzun bir süre de devam edebilir. İnsanlar duyarsızlaşma ve derealizasyon terimlerini birbirine karıştırabilir ancak biri bedeninden çıkıp başka bir bakış açısından hayatı izliyormuş hissi verirken diğeri gerçek dışı ve sahte bir deneyim yaşıyormuş hissini meydana getirir.

derealizasyon

Yaygın bir kaygı belirtisi olan derealizasyon, kişiye kendini deliriyormuş gibi hissettirebilir. Ancak travma yaşayan insanların neredeyse yüzde 60’ı bir şekilde bununla karşılaşır ve şüphesiz ki kaygı durumlarında büyük bir artış gösterir. Bu demek değildir ki derealizasyon tek başına bir kaygı belirtisidir. Bu durum yalnızca stres anlarının zirvesinde yaşanabilecek bir kaygı semptomundan biridir. Ancak her zaman kaygıdan kaynaklanmaz.

Derealizasyon, aşağıdakiler de dahil olmak üzere çeşitli psikolojik semptomlara sahiptir:

  • Rüya gibi bir durum
  • Gerçekten kopmuş hissetmek
  • Vücut dışı hissi
  • Çarpık veya renksiz bir gerçeklik görmek
  • Zaman algısında bozulma
  • Dünyanın sahte görünmesi
  • Ses bozulması

Eğer bu deneyimi yaşamadıysanız anlamak için daha önce hiç tanımadığınız bir yere gittiğinizi düşünün. Burada olanı biteni takip edemiyor ve her şeyi anlamlandıramıyor olabilirsiniz. Beyniniz bazı bilgileri işleyemez hale gelir ve bu da tanıdık mekanların bile tuhaf ya da yabancı görünmesine sebep olabilir.

Kulağa sıra dışı ve korkutucu geldiğinin farkındayız. Bazı durumlarda duyarsızlaştırmayı da beraberinde getiren bu deneyim artarsa kaslarınız zayıflamış ve daha hafifmişsiniz gibi hissettirebilir. Peki nörobilimsel araştırmalar derealizasyon hakkında ne diyor?

Aslına bakılırsa derealizasyon oldukça karmaşık bir süreçtir. Bunun temel sebebi bilinmemekle birlikte çeşitli beyin bölgelerinin etkilendiği belirlenmiştir. Buna göre duyarsızlaşma meydana geldiğinde beynin bazı bölgelerinde bağlantılar kopabiliyor. Bu alanlar genellikle duyguyu biliş, empati ve dürtü kontrolü ile birleştirmede yer alıyor. Ayrıca dikkat, uyarılması ve bilişsel kontrol ile ilişkili beyin bölgelerinde de bu durumda daha fazla aktivite görülüyor. Uzmanlar bu nedenle derealizasyon ve diğer psikiyatrik bozuklukların yüksek kontrol gerektirdiğini düşündükleri için ortak bir noktada buluşuyor.

derealizasyon

Bu da demek oluyor ki özellikle panik atak gibi durumlarda ya da yoğun kaygı dönemlerinde zihin bunları ortadan kaldırmak için düşünmeyi geçici olarak devre dışı bırakıyor. Bu “uyumlama” esnasında zihin çalışmayı devam ettirdiği için dünya gerçek dışı bir hal alıyor. Bu nedenle derealizasyon yaşayanlar incelendiğinde genelde diğer anksiyete semptomlarının da zirvesinde oldukları zaman bu deneyimi yaşadıklarını aktarıyor.

Neler yapılabilir?

Uzmanlar bu konudaki en yaygın çözüm önerisinin “farkındalık” olduğunu ileri sürüyor. Çünkü farkındalık, şimdiki anı ve bedeninizi daha fazla hissetmenize sebep oluyor. Farkındalık çeşitli deneyimlerle birlikte arttırılabiliyor ancak anlık bir durumda o an kendinizi yeniden dünyada olduğunuza ikna etmek için mümkün olduğunda yaptığınız eyleme odaklanmanız gerekiyor.

  • Sıcak veya soğuk nesnelere dokunun
  • Tek bir nesneye odaklanın ve onun hakkında bildiklerinizi düşünün
  • Duyularınızı mümkün oldukça her şekilde kullanın
  • Nane gibi keskin kokuya sahip olan yiyecekleri koklayın
  • Etraftaki dokuları hissetmeye çalışın
  • Etraftaki sesleri tanımlayın
  • Uzaktaki nesneleri tarayın ve ne olduklarını anlatın

Evet bazen “gerçek” olanı deneyimlemek zor olabiliyor ancak derealizasyon yaşamıyorsanız bile farkındalık için meditasyon uygulamaları deneyebilir ya da kaygı durumunuzu azaltmak için harekete geçebilirsiniz.