• Mayıs 10, 2023

Cam delüzyonu nedir? Camdan yapıldığına inananlar!

Cam delüzyonu nedir? Camdan yapıldığına inananlar!

Cam delüzyonu ya da bir başka deyişle cam yanılsaması, camdan yapıldığına inanan ve bu nedenle her an kırılabileceklerine inanan insanlar arasında oldukça sıra dışı bir fenomendir. Yüzyıllar öncesinde sıklıkla görülen bu psikiyatrik rahatsızlık bugün hala görülebiliyor.

Akıl sağlığı sorunları insanlık var olduğundan beri hep ilginç anlara tanıklık etti. Özellikle akıl sağlığı gibi bir terimden haberimiz olmadığı zamanlarda insanlık dışı tedavi yöntemleri uygulandı ve vücudun başka yerleri ile alakalı olduğu düşünülerek insanlara farklı yöntemler uygulandı. İşte akıllara durgunluk veren bu psikolojik rahatsızlıklardan biri de cam delüzyonuydu.

Nasıl ortaya çıktı?

Tarihinin orta çağa dayandığı düşünülen cam delüzyonu, özellikle ortaçağ ve erken modern toplumun üst tabakasını rahatsız etmiş görünüyordu. Araştırmalara göre o dönemde çoğunlukla soylular yakalanıyordu ve bu fenomen kendi zirvesine ulaşmıştı.

Cam delüzyonunun en önemli hastalarından birisi Fransa Kralı IV. Henry’di. Kendisinin kırılmamak için battaniyeye sarıldığı bilinirdi. Andre du Laurens ise onun doktoruydu. Vaka kitaplarında kraldan bahsetmişti ve onun aslında her anlamda sağlıklı ve mantıklı olduğunu, günlük hayatına devam edebilecek şekilde ilerlediğini belirtiyordu. Öyle ki arkadaşlarıyla ilişkisini sürdürüyordu ancak kendisine yaklaşmalarına müsaade etmiyordu.

Bu sanrının örnekleri Avrupa’nın her yerinden alınan ansiklopedilerde ortaya çıkmıştı. Özellikle Cervantes’in 1613 tarihli kısa öyküsünde ele aldığı bu hikaye aslında cam yanılsamasını anlatıyordu. Onlarda da aynı şekilde cama döndüklerine ve insanların bazı uzuvlarını kırabileceklerine inanıyordu. Ancak bu inanç dışında her şey normal görünüyordu.

cam delüzyonu

Orta Çağ boyunca ve 17. yüzyıla kadar insanların camdan olduklarına inandıklarını gösteren kayıtlar bulunuyor. Samandan yatakta yatanlar, ayaklarının, kalplerinin ve kafalarının camdan olduğuna inananlar ya da arkalarına bir yastık bağlamadan oturamayanlar cam sanrısını yaşayanların bazı davranışlarıydı.

Bu yanılgıdan mustarip olan binlerce kişi vardı ancak ünlü kurbanlarından birisi de Bavyera Kralı I. Ludwig’in 23 yaşındaki kızı Prenses Alexandra Amelie’ydi. Onun tuhaf davranışları insanların ilgisini çekmişti bile. Ailesi ne olduğunu sorduğunda; küçükken camdan yapılmış bir piyano yuttuğunu bu nedenle herhangi bir durumda paramparça olabileceğini söylemişti.

Rene Descartes, Denis Diderot ve Robert Burton’ın “Anatomy of Melancholy”de bahsettikleri cam delüzyonu, özellikle de üst sınıfları etkiliyordu. Fransa Kralı VI. Charles ve Hollandalı bilge Caspar Barlaeus da bu hastalığın zengin ve entelektüel örneklerindendi.

Sebebi neydi?

Andre du Leurens, bu hastalığı “dört sıvı kuramı” ile açıklıyordu. Bu sıvıların içinde “kan, balgam, sarı safra ve kara safra” yer alıyordu. Ona göre sağlıklı bir kişide bu sıvılar dengeli bir şekilde bulunuyordu. Ancak bu denge bozulduğunda kişi hastalanıyor ve dengenin tekrar kurulmasına ihtiyaç duyuyordu. Yani vücudunda fazla kan varsa bu fazla kandan kurtulması gerekiyordu.

Buradan yalnızca fiziksel hastalıkları çözdüğü düşünülmesin çünkü bu kurama göre zihinsel sorunları çözmek için de dört sıvının dengeli olması gerekiyordu. Çünkü her sıvı bazı özellikleri temsil ediyordu; örneğin kara safranın çok olması “melankoliye” sebep olabiliyordu.

Melankolinin bir belirtisi olarak görülen cam delüzyonu da kara safra ile ilişkilendiriliyordu. Yani bazı kişilerde melankoli, cam delüzyonu şeklinde kendini gösteriyordu. Laurens, bu kişilerin yalnızca camla bağ kurduklarını değil camdan yapıldıklarını düşündüklerini de belirtiyordu.

Kendilerini cam gibi hissetmelerinin ise birçok sebebi olabilir. 17. yüzyılda cam materyalinin nispeten yeni olması, henüz nasıl bir madde olduğunun tam olarak açıklanamaması, merak uyandırması ve kumun nasıl cama dönüştüğünün bilinmemesinin bu duruma sebep olabileceği düşünülüyor.

cam delüzyonu
Modern bir açıklaması var mı?

17. yüzyılın sonlarından itibaren bir hayli az görülen cam delüzyonu, kendi döneminde melankoli ile ilişkilendirilse de sonradan bu hastalar üzerinde yapılan incelemeler onların psikolojik rahatsızlıklar sebebi ile böyle hissettiklerini ortaya koydu. Örneğin VI. Charles’ın bipolar bozukluğa sahip olabileceği düşünülüyor. 19. yüzyılda ise neredeyse bir avuç kadar vaka olduğu biliniyor.

Bir psikiyatri tarihçisi ise tarih boyunca bir malzemeye dayalı sanrıların yaşandığını öne sürdü. Cam adamlardan önce toprak adamlar vardı ve hatta bir dönem kendilerini çağın yeni malzemesinden yapılan beton adamlar olduğunu düşünenler de. Bunun bir sebebi de fiziksel temastan korkma ve savunmasız olmaktan kaçınma olarak da düşünülebilir.

Yakın geçmişte Hollandalı bir psikiyatr Leiden’de bulunan hastanede gerçek bir “cam delüzyonu” vakasını tedavi ettiğini açıklayarak tarih boyu süregelen bu sıra dışı fenomenin aslında tedavi edilebilecek zihinsel bir rahatsızlık olduğunu da kanıtlamış oldu.