• Nisan 26, 2023

K Sendromu: Hayat kurtaran hastalık

K Sendromu: Hayat kurtaran hastalık

Nazilerin, Yahudileri toplama kamplarına gönderdiği korkunç dönemde; birçok insan Yahudileri kurtarmak adına çeşitli yollar araştırdı ve buldu. Bazıları sahte belgeler ve gizli geçişler yoluyla Yahudileri güvenli bölgelere taşımaya çalıştı. Diğerleri ise Yahudilere yardım etmek için tıbbi yöntemleri kullandı, İtalyan doktor Giovanni Borromeo’nun da yaptığı gibi. Peki K Sendromu neydi?

1943 yılında İtalya’daki Alman askerleri İtalyan Yahudilerini toplayarak onları sınır dışı etmeye başladı. İki yıldır süren Nazi işgali sırasında 10.000 kişi toplama kamplarına gönderilmişti ve birçoğu geri gelmemişti. İtalya’nın ve tarihin en karanlık günlerinde Yahudi gettosunun karşısındaki bir Roma hastanesinde “Sendrom K” olarak bilinen gizemli ve ölümcül bir hastalık icat edildi. Evet, icat edildi diyoruz çünkü bu sadece bir savunma yöntemiydi. Hastalık, onlarca Yahudiyi kurtarmak adına tasarlanan bir projeydi ve başarılı da olmuştu.

1920 yılında Mussolini’nin iktidara gelmesi ile ülke çapında büyük değişimler yaşanmıştı ancak 1943’te gerçekleşen Almanya işgali işleri daha da kötü yaptı. Takvimler 16 Ekim 1943’ü gösterdiğinde Naziler baskınlar gerçekleştirmeye başladı ve Yahudileri toplama kamplarına gönderdi.

Bu esnada çaresiz kalan bazı Yahudi aileler Roma’da bulunan Fatebenefratelli Hastanesi’ne sığındı. Ancak Naziler burayı da basabilirdi ve doktorlar bu durumda ne yapabilirdi?

Hastanede görev yapan Prof. Dr. Giovanni Barromeo, Dr. Vittorio Sacerdoti ve hastane personelleri bir plan yaptı. Bu sayede Yahudi insanları hasta olmasalar bile hastaneye kabul ettiler ve “Sendrom K” olarak adlandırdıkları hayali bir hastalığı raporladılar. Adını Nazi komutanı Albert Kessering ve Roma’nın Nazi şefi Herbert Kappler’in soyadının birleşmesinden aldı. Nihayetinde Nazi yetkilileri hastaneden şüphelenmeye başladı ve bir baskın düzenledi.

O sırada başhekim olan Barromeo ve hastane ekibi bu baskını bekliyorlardı ve hazırlıklı yakalandılar. Onlar, Yahudileri K Sendromu teşhisi ile bir odaya yatırmışlardı ve hastalara tüberkülozlu gibi öksürmeleri tembihlenmişti. Naziler baskın esnasında bu hastalığın bulaşıcı olabileceğini düşündüler ve kapıyı bile açmaya cesaret edemeden döndüler.

Dr. Secerdoti 2004 yılındaki bir röportajında onların “tavşan gibi kaçtığını” söyledi. Bu hikaye aslında o dönemde hastanede olan birkaç yeniden anlatım sonucunda ortaya çıktı. Çünkü hastalık o güne dek hiçbir tıbbi ders kitabında yer almıyordu. Durumdan haberi olan Sağlık Bakanı Adriano Ossicini de hastaları bilinçli bir şekilde buraya gönderiyor ve Nazilerden kaçan Yahudilerin sığınmasını sağlıyordu. Bu, Ossicini ve Barromeo arasında adeta bir kod adı olmuştu.

Ossicini daha sonra bir konuşmasında bu durumları anlattı ve şu cümleyi kullandı:

“Deneyimlerimden aldığım ders kişisel çıkarlarımıza göre değil ilkelerimize göre hareket etmemiz gerektiğiydi.”  

Doktorların bu takdir edilesi davranışı kaç kişinin hayatını kurtardı tam olarak bilinmiyor ama onlarca ya da yüzlerce olabileceği tahmin ediliyor. Tüm bunları K Sendromu’na borçlu olmalarına karşın tarihte Fatebenefratelli hastanesinin rolü ve doktorlarının cesareti takdir görmeye devam ediyor.