• Şubat 13, 2023

Tarihin acı dersi: Ulus Faciası

Tarihin acı dersi: Ulus Faciası

Tam 60 yıl önce Ankara’da tarihin en üzücü olaylarından biri yaşandı; Ulus Faciası.

1 Şubat 1963’te Ramazan ayıydı ve Ankara’da her zamanki gibi bir sabah başlamıştı. Hiç kimsenin o gün yaşanacak bu vahim olaydan haberi yoktu ve gündelik işlerine devam ediyordu. Eğer bu faciayı yaşamasalardı 120 kişi hala hayatta olacaklardı.

Ancak ne yazık ki verdiği kayıplarla Ulus Faciası, tarihin en büyük “uçak kazaları” sayfalarına adını yazdırmıştı.

Havacılık tarihine “Ulus Faciası” olarak geçen uçak kazası, Lübnan’a ait havayolu şirketi Middle East Airlenes’a ait Vickers 745D tip yolcu uçağı ve Türk Hava Yolları’na ait Douglas C-47 tip eğitim uçağının çarpışmasıyla gerçekleşti. Olay yaşandığında saatler 16:00’ı gösteriyordu. Lübnan uçağı, Ankara Esenboğa Havalimanı’na inmek için hazırlık yapıyordu, bu esnada Etimesgut’tan eğitim uçuşu için havalanan uçak ise üsse dönmek için yola koyulmuştu.

Ankara’yı şiddetli bir gürültü sardı ve insanlar gökte iki uçağın birbiriyle çarpıştığını gördüklerini söyledi. İşte bu gürültünün kaynağı iki uçağın birbirine çarpmasıydı, gökyüzü kırmızı ve siyah renkte bir dumanla kaplanmıştı. Yolcu uçağından kuleye gelen son sözler ise şunlar olmuştu:

“Ankara üzerine temas ettik ve inmek için alçalıyoruz…”

İnsanlar panik ve şaşkınlık içindeydi. Gökten düşen uçak parçaları daha hayret verici bir hal almıştı. Kulenin bilgisi olmadan eğitim için semada dolaşan uçak ile Lübnan yolcu uçağı birtakım ihmaller sonucunda birbirine çarpmıştı. Altındağ semalarında çarpışan iki uçak Ulus’a doğru düşmeye başlamıştı.

Bu, kimsenin yaşamak istemediği bir andı ama Ankara halkı belki de tarihin hiç görülmemiş bir kazasına tanıklık ediyordu.

ulus faciası
Görsel Kaynak ve Kapak

Çarpışmayla birlikte yolcu uçağının parçaları Anafartalar Caddesi’ne doğru düşerken, askeri uçak Bentderesi mevkiinde bir binaya çarparak yerle bir olmuştu. Öyle ki tek düşen uçak parçaları da değildi. Görgü tanıkları çatılarına yanan bir hostes düştüğünü, havadan akan benzinin Gençlik Parkı’na kadar ulaştığı ve ortada günlerce geçmeyecek bir yanık kokusu olduğunu söylüyordu.

Ayın ilk gününde bankadan maaşlarını çekmek için gelen birçok müşteri ve çalışan, uçağın yakıt deposunun bankada bulunan gaz borularını patlatarak tutuşturmasıyla birlikte yangına sebep olmuştu ve çok sayıda insan hayatını kaybetmişti.

Ankara’nın şahitlik ettiği bu kazada yolcu uçağında bulunan 11 yolcu ve 3 mürettebat, eğitim uçağında bulunan 3 Türk askeri personel ve uçakların düştüğü bölgede bulunan 120 kişi hayatını kaybetmişti. Kazada sağ kalan hiç kimse olmamıştı.

Çatıya koltuğuyla beraber yanarak düşen hostes, uçaktan paraşütle atladığı halde paraşütü açamadığı için yere çakılan telsiz sorumlusu ve iş yerinde çalışırken birden yanmaya başlayan işçiler olsun bu kaza en korkunç uçak kazalarından birisi olmuştur.

Bu olayın ardından hastaneler seferberlik ilan etti ve kaos uzunca zaman devam etti. Öyle ki uçağın ikindi namazını kılan cemaatin bulunduğu Zincirli Camii’ye düşmemesi, yakınına düşmesi de daha büyük bir kaybı önlemişti. Yine de insanların seneler boyunca aklından çıkmayacak korkunç anlar yaşanmıştı.

Yapılan incelemeler sonucu Lübnan uçağı yüzde 80, askeri uçak ise yüzde 20 kusurlu bulunmuştu. Cumhuriyet tarihinin en kötü uçak kazası o döneme damga vurmuş olsa da Ankara yerlileri ve birçok kişi tarafından hala bilinmiyor. TRT Arşiv’de yer alan Ulus Faciası videosuna buradan ulaşabilirsiniz.