• Haziran 7, 2023

Tarihteki en kötü meslekler neler?

Tarihteki en kötü meslekler neler?

Tarihteki en kötü meslekler nelerdir diye sorduğumuzda aklınıza bunların geleceğini hiç düşünmüyoruz! Öyle ki tarihin farklı dönemlerinde yer almış bu mesleklerden bazıları gerçekten sınırları zorluyor. Neden mi böyle söylüyoruz?

Elbette her mesleğin kendine göre zorlukları var. Burada önemli olan artılarını ve eksilerini değerlendirerek kendimize uygun olanı seçmek. Tabii ilk göze çarpan her zaman mesleklerin en zorlu yönleri oluyor. Eğer yeterince iyi bir mesleğe sahip olmadığınızı düşünüyorsanız bu listeye mutlaka göz atın çünkü tarihin tozlu sayfaları sizi şaşırtacak bilgilerle dolu. İşte tarihteki en kötü meslekler…

Tabure uşaklığı

İsmine bakınca pek bir şey anlamıyor olabilirsiniz ancak tabure uşaklığı yüzyıllar boyunca popüler bir meslek olarak anıldı. Öyle ki 1400’lerde İngiltere’de ortaya çıktı ve 1900’lü yıllara kadar da varlığını sürdürdü. Tabure uşaklığı ya da seyisliği, kralların tuvaletteki hijyenlerini sağlamakla ilgileniyordu. Kulağa oldukça tuhaf gelse de dönemin en popüler mesleklerinden biriydi çünkü krala bu denli yakın olmak soyluların dahi istediği bir durumdu. Bu nedenle tabure uşakları, kralları temizleyerek onlara özel bir temizlik hizmeti sunarak geçimlerini sağlıyordu.

Şamar oğlanlığı

Şamar oğlanı deyimini bilirsiniz. Sözlükte “İnsanların rahatlıkla gelip azarladığı ve öfkesini çıkarttığı kişi” olarak açıklanıyor. Ancak bu terimin nereden geldiğini duyunca daha iyi anlayacaksınız çünkü aynı zamanda “şehzadelerin yerine dayak yiyen erkek çocuğu” anlamına da geliyor. Doğu ve Batı monarşilerinde şehzadeye yakın olan yaşlarda ve genel itibarıyla düşük sosyal statüye sahip erkek çocuklardan seçilen “şamar oğlanları” genç kral ya da prensin hataları sebebi ile dövülür; sonrasında bu hatayı tekrarlamaması umulurdu. Bu noktada profesyonel olarak şamar oğlanı olan kişiler taht sahibinin ders çıkarması için kullanılıyordu.

Kanalizasyon temizleyicisi

Tosher olarak da adlandırılan bu kişiler “tosh” olarak bilinen argo terimden adını alıyor. Önemsiz veya çöp gibi bir anlatım için kullanılan bu kelimenin kanalizasyon temizleyicisi için kullanılmasının ise bir sebebi var. Bu mesleğe sahip olan kişiler kanalizasyonda değerli eşyalar arıyor ve bulmaya çalışıyordu. Bunun için öncelikle sağlam bir mide gerekiyordu çünkü aranan eşya bulununcaya kadar farklı zorluklarla mücadele edilmesi gerekiyordu. Yasa dışı olan bu meslek bütün günü lağımda geçirmeyi mecbur kılıyordu.

Saf buluculuk

18. ve 19 yüzyıllarda deri basılan tabakhaneler günümüzdekinden çok daha farklı işliyordu çünkü matbaa sektörü henüz bugünkü gibi ilerlemiş değildi. Tabakhanelerin derilerin uzun süre saklanmasına yönelik çözüm arayışı ise yeni bir mesleğin doğmasına yol açtı. Onların tek ihtiyacı olan ise köpek dışkısıydı. Evet, yanlış duymadınız. Köpek dışkısı derilerin çok daha kısa bir sürede kurumasına sebep oluyordu böylece köpek dışkısı özellikle matbaa için önemli bir üretim malzemesiydi. Bu işi yaparak para kazanmanın mümkün olduğunu anlayan saf bulucular ise gitgide arttı. Bunun sebebi ise köpek dışkısının saflığı ve değeri arasında doğru bir orantı olmasıydı. Bu nedenle mesleğin adı saf buluculuk olarak tarihe adını yazdırdı.

Yün dolgunlaştırıcılığı

Orta Çağ İngiltere ekonomisinin büyük bir bölümü yünden karşılanıyordu. Yün, o dönemlerde oldukça popüler bir malzemeydi. Özellikle İngiliz soyluları için üretilen kıyafetlerde kullanılması için yapılan dolgunlaştırma işlemi sayesinde yünler hem daha temiz hem de dolgun hale geliyordu. Bunun için yün dolgunlaştırıcıları, gün boyunca yün kumaşlarla dolu bir fıçıda oldukları yerde hareket ediyorlardı. Ancak işin en zor yanı bu fiziksel aktivite değildi çünkü yün dolgunlaştırma için insan idrarından faydalanılıyordu ve bu da dolgunlaştırıcılarının gün boyu insan idrarı ile dolu bir fıçıda çalışmaları anlamına geliyordu.

Günah yiyiciliği

Tarihteki en kötü meslekler listemizde yer alsa da tarihin en ilginç mesleklerinden biri olmayı da hak eden günah yiyiciliği, en çok İngiltere’nin Galler bölgesinde yaygındı. Avrupa’da da bu geleneğe sahip olanlar vardı. Bu gelenek ölen birinin üstüne konulan bir parça ekmeği yiyerek ölen kişinin günahlarından arınması şeklinde kendini gösteriyordu. Bu ekmeği yiyen günah yiyicileri bir nevi ölen kişinin günahlarını üstleniyordu. Neredeyse hiçbir fiziksel aktivite barındırmayan bu eylem sayesinde para kazanmak mümkün olsa da günah yiyicileri toplum tarafından çok fazla günahkar oldukları sebebi ile dışlanıyor, kötü biri olduklarına inanılıyordu.

Veba taşıyıcılığı

Bildiğiniz üzere veba tarihte birçok kişinin canına mal oldu. Özellikle 1665 yılında Londra’da 60 bin kişinin ölmesine sebep oldu. Bulaşıcılığı sebebi ile kimse vebalı hastaları defnetmek istemiyordu. İşte veba taşıyıcıları tam bu noktada devreye giriyordu ve vebalı insanları toplu mezarlara defnetmekle ilgileniyordu. Bu fedakarlık ve cesaret içeren mesleği yapan kişiler, kendilerine de hastalık bulaşma ihtimalini düşünerek toplumdan izole bir şekilde yaşamlarını sürdürüyorlardı.