• Kasım 29, 2022

Albert Einstein hakkında 10 ilginç gerçek

Albert Einstein hakkında 10 ilginç gerçek

Albert Einstein, yirminci yüzyıla damga vurmuş ve bilimde devrim yaratan “Görelilik Teorisini” geliştirmesi ve E=MC2 denklemini keşfetmesiyle tüm dünya tarafından tanınmayı başarmıştır. Hayatı, özgeçmişi ve çalışmaları hakkında internette birçok bilgi mevcuttur. Ancak Albert Einstein hakkında muhtemelen bilmediğiniz birçok gerçek de vardır. Önce Albert Einstein’ın nasıl bir hayatı olduğuna geniş bir perspektiften bakalım sonra da bilinmeyen özelliklerini ele alalım. Bakalım Albert Einstein iyi bir bilim insanı olmayı başarmışken iyi bir insan olmayı başarabildi mi?

Albert Einstein kimdir?

Albert Einstein 14 Mart 1879’da Almanya’nın Ulm kasabasında doğdu. Babası bir elektrokimya fabrikasının sahibiydi, annesi ise yetenekli bir piyanistti. Kültürel zenginliklerle dolu bir yaşamın içinde büyüyen Einstein, ailesi açısından oldukça şanslı bir çocuktu. Bilime ve gizemleri çözmeye olan ilgisi ise çocukluğundan geliyordu. Kendi söylemlerine göre çocukluğundan unutmadığı iki olay vardı. Birincisi manyetik pusulada bulduğu gizem diğeri ise Öklid geometrisiydi.

Okul hayatı ise hep başarılarda ve birinciliklerle doluydu. Buna karşın okul disiplininden ve ezberci anlayıştan pek hoşlanmıyordu. Bağımsız ve isyankar bir kişiliğe sahip olan Einstein, öğretmenleri ile bu sebeple sıklıkla ters düşüyordu. Bu esnada aile geleneklerinden biri haline gelen yoksul çocukları ağırladıkları yemeklerde Talmud adında bir üniversite öğrencisi ile tanışmıştı. Zaten Öklid ile onu tanıştıran da kendisiydi. 5 yaşındaki pusuladan sonra hayatına yön veren olayın Talmud tarafından hediye edilen Öklid’in “Elemanlar” kitabı olduğunu söylüyordu.

Zekası her zaman üst düzey olmuştu bu nedenle sınıfları atlayarak geçiyordu. 16 yaşında üniversiteye girme girişiminde bulunmuştu ancak sadece matematik ve fizikte iyi olması sebebi ile liseye devam etmek zorunda kaldı. Sonrasında Politeknik Üniversitesi’nde Fizik okudu ancak çocukluğundaki öğretmenlerle olan tartışmaları hala devam ediyordu. 1915 yılında Genel Görelilik Teorisi ile tanındı ve 1921 yılında fotoelektrik etkisini açıkladığı çalışmaları sayesinde Nobel Fizik Ödülü’ne layık görüldü.


Artık uluslararası basında sürekli haber olan çalışmalara ve dünyaca ünlü bir isme sahipti. Kendisi bir Yahudiydi ve Alman Hükümetlerinin 1933 yılında Yahudilere karşı olan düşmanlığı sebebi ile resmi kurumlardan men edildi. Bu dönemde Naziler, içinde Einstein’ın kitaplarının da bulunduğu birçok kitabı yaktı. Bu sırada Einstein Amerika’daydı ve geri dönmemeye karar verdi.

Ne yazık ki İkinci Dünya Savaşı’nın kaderini etkileyen bir mektubu 1939 yılında ABD Başkanı Roosevelt’e gönderdi. Mektupta, Almanya’nın atom bombası yaptığını söyledi ve tavsiyelerde bulundu. Bu mektuplar sonucu ABD bombayı geliştirdi ve Julius Robert Oppenheimer tarafından atom bombası icat edilmiş oldu. Neticede 255 bin kişinin yaşadığı Hiroşima, ABD’nin bu bombayı atmasıyla birlikte seneler süren bir dram yaşamış oldu. Savaş bittikten sonra yaptığı bir açıklamada bu yaptığını “hayatının en büyük hatası” olarak nitelendirdi ancak her şey için çok geçti. 18 Nisan 1955 yılında iç kanama sebebi ile 76 yaşında hayatını kaybetti.

Ölümünden seneler sonra bugün dahi hepimizin aklına ilk gelen bilim insanlarından biri olmayı başardı ve birçok makinenin çalışma prensibini ortaya koyduğu için dünyaya mal olmuş bir isim oldu. Günümüzde hala popüler kültürün konusu olmayı başarıyor ve herkes tarafından merak ediliyor. Yukarıda anlattıklarımız Einstein’ın bilinen hayat hikayesiydi. Ancak bilinmeyen yönleri de var, gelin onlara hep birlikte bakalım.

Albert Einstein hakkında bilinmeyen 10 gerçek 

16 yaşında Alman vatandaşlığından ayrıldı

Uzun bir süre hiçbir yere bağlı olmayan Einstein, “dünya vatandaşı” olmayı düstur edinmişti ve bu nedenle 16 yaşında Alman vatandaşlığından vazgeçti. Ta ki 1901 yılında İsviçre vatandaşı olana kadar.

Fizik bölümündeki tek kız ile evlendi

Mileva Maric, Einstein’ın eşiydi ve Zürih’te bulunan Politeknik Üniversitesi Fizik bölümündeki tek kız öğrenciydi. Kendisi de bilime bir hayli tutkuluydu ancak Einstein ile evlendikten sonra hayallerinden vazgeçti ve çocuklarının annesi oldu.

Boşanmak için karısına para teklif etti

1910 yılında Milena ile evlenen Einstein evlendikten sonra ailesini terk etti. Einstein, ilk karısı olan Mileva’ya boşanmak için almayı beklediği Nobel Ödülü’nün parasını teklif etti. Bu para o dönemde ortalama bir profesörün yıllık maaşının on katından bile fazlaydı. Bunun ardından kuzeni Elsa ile bir ilişki kurdu.  Ödülden kalan servetin bir kısmını da karısı Elsa’ya bıraktı.

Güneş tutulması sayesinde ünlü oldu

Herkesin genel görelilik teorisi ile tanıdığını düşündüğümüz Einstein aslında güneş tutulması ile ünlü oldu. Çünkü o dönemde fizik yasalarına ters olan bu teori hiç ilgi çekmiyordu. 1919 yılında bu teoriyi güneş tutulması ile birlikte test etti ve başarılı oldu. Herkes onu Newton’un varisi olarak tanımladı ve herkes tarafından tanınan bir bilim insanı oldu.

Yıllarca FBI tarafından takip edildi

1933’te henüz Hitler iktidarda değilken Einstein, Almanya’dan ayrılmıştı. Medeni haklar savunucusu ve solcu olması nedeniyle o dönemde Amerikan İstihbarat Örgütü’nün dikkatini çekti ve 22 yıl süren biz izleme başlatıldı. Onun bir casus olduğunu düşündüler ve 1800 sayfalık bir dosya tuttular. Ancak proje amacına ulaşmadı.

Atom bombasını bulduktan sonra nükleer silahsızlanmayı savundu

Kendisi atom bombasının hem Almanya’da hem de Amerika’da üretilmesini sağlayan yegane faktörlerden biriydi. Ancak Japonya’ya atılan atom bombalarından sonra nükleer silahsızlanmanın en önde gelen savunucularından birisi oldu. Bu bombalamalarda bir rolünün olduğunu fark etti ve derin üzüntülerini sık sık dile getirdi.

İsrail’in ikinci cumhurbaşkanı olabilirdi

Yaşayan en iyi Yahudi olarak nitelendirilen Einstein, İsrail’in ilk cumhurbaşkanı Chaim Weizmann’ın 1952 yılında hayatını kaybetmesi sonucunda ortaya atılan en kuvvetli adaydı. Ancak yaşı sebebi ile bu teklifi kabul etmeyen Einstein bu sorumluluğu almak istemediğini belirterek teklifi reddetti.

Bilim kurgudan nefret ederdi

Bilim kurgunun insanlara gerçek olmayan şeyler hakkında bilgi verdiğini ve insanları yanılttığını düşünen Einstein, bilim kurguyu sevmiyordu. Ancak Star Wars’ın en ünlü karakterlerinden biri olan Yoda’nın yüzü kendisinden esinlenmişti.

Yetenekli bir kemancıydı

Müzik yeteneğini annesinden aldığını düşündüğümüz Einstein bilim insanı olmasaydı müzisyen olacaktı. 6 yaşında keman dersi almaya başladı ve kemana büyük bir tutku ile bağlıydı.

Öldükten sonra beyni korundu ve birçok çalışmada kullanıldı

Bilim insanının cesedine otopsi yapan doktor Thomas Stoltz Harvey, onun beynini bir kavanozda saklanmış ve birkaç bilim insanına beyin parçaları dağıtılmıştır.  Dehasını çözme umuduyla yapılan bu hareket Einstein’ın oğlunun izni ile yürütülmüştür ancak olay yaratan bir bulguya ulaşılamamıştır.